Beyza

Bu yokluk düşüncesi,gerçeğe varmaya çalışan aklımın ulaşabildiği en kâmil zirve oluyor demiştim. İşte gayet aklî ve mantıkî bir durum olan bu yokluğu yaşarken,bu yokluğun en koyu gölgesinde bulunurken,küçük bir fısıltı duyuyorum. "Bir Yaratıcı var ve bu yaratıcı büyük bir kâinatı varedecek!" Ürperiyor ve en ufak bir kuşku duymadan reddediyorum bu fısıltıyı..! "Olamaz, büyük bir kâinatın varedileceği değil,bu kâinatı varedecek olan Yaratıcının varlığı..! Çünkü aklımın alacağı,aklımın kabul edeceği bir şey değil bu..! Bunun için olmaz, bunun için kesinlikle olamaz diyorum..! -İhtiyar kısa bir suskunluktan sonra devam etti: Sonra, sonra gözlerimi aralıyor ve bir kum tanesi görüyorum. Maddesiyle,mekânıyla "Ben varım..!" diye haykıran bir kum tanesi..! Bütün kâinatın yaratılışına şahit olmuşum gibi irkiliyorum. Sanki bir kum tanesi değil,muazzam bir mucize görmüşüm gibi hayretlere düşüyorum. Gözümle gördüğüm, elimle tuttuğum bir kum tanesinin varlığından nasıl ki hiçbir kuşku duymuyorsam,bu kum tanesini yaratan Yaratıcı'nın varlığından da hiçbir kuşku duymuyorum. Çünkü yumruk büyüklüğündeki bir taşın kendiliğinden varolamayacağını sen nasıl biliyorsan, ben de bu kum tanesinin kendiliğinden varolamayacağını aynı şekilde biliyorum. -İhtiyar susmuş,bakışlarını karanlığa çevirmişti. Genç adam ise ihtiyarın söylediklerini anlamaya çalıştıkça şaşırmış, anladıkça hayrete düşmüş gibiydi.
Sayfa 69 - İnsan dergisi,Yazar:Mehmet Alagaş(yanlış seçmişim)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Suriye'de, Yemen'de, Irak'ta,Mısır'da,Filistin'de,Afganistan'da,Doğu Türkistan'da..Velhasıl coğrafyamızın neresinde bir acı varsa,ilk yoklayacağımız yer kalbimiz olmalı:"Adalet,yerinde duruyor mu? Yorumlarım,hakkı ayakta tutmak için mi yoksa tuttuğum takıma amigoluk mu yapıyorum?Yanlışa,kim olursa olsun,karşı çıkabilecek dirayetim hâlâ var mı? Acıları önlemede zaten elimizden bir şey gelmiyor bari masumların başına düşen o bombalar kalbimizi de paramparça etmesin. Başka zamanlarda ve zeminlerde, -her şeyden de önemlisi- bu dünya hayatının hesabını dakika dakika verirken,o kalp bize çok lâzım olacak çünkü.
Adalet,sadece Hz. Ömer ile ilgili dokunaklı menkıbeler anlatırken,birilerine boyumuzdan büyük vaazlar verirken veya ayet ve hadislerle muarızlarımızla laf sokuşturken değil;ilk önce kendi içimizde ve kalbimizde adil olabilmek.Varmamız gereken ilk hedef burası.
Sayfa 83 - KeTeBe
Coğrafyamızın dört bir yanında insanlar canlarını, hayatlarını ve istikballerini kaybederken, bizler de oturduğumuz yerde vicdanımızı, yüreklerimizi, adalet hassasiyetlerimizi kaybediyoruz. Hangi tarafın kaybı daha ağır ve telafi edilemez durumda, düşünmeye değer.
Sayfa 83 - KeTeBe