İnsan, içinde bulamadığını dışarıda bulabilir mi?
Kendi içine yolculuk yapmadan, kendisine doğru sorular sormadan istikametini belirleyebilir mi? Bir yaprak gibi savrulup giderken, yaşamın ne kadarında etkin olabilir? Sürekli değişen, dönüşen; bu kadar çeldiricinin olduğu bir dünyada ayakları ne kadar yere basabilir?
Kendisiyle ne ölçüde temas edebilir?
Bazen hakikati hep dışarıda bir yerlerde ararız ve bunun için sürekli oradan oraya koşarız. Ancak dönüp kendi iç âlemimizde bir yolculuk yapsak ne çok şey duyacağız. Zira ne demişler: “Kendini bilen Rabbini bilir.” Ya da denilir ki Antik Yunan’da Apollon Tapınağı’nın girişinde bile “Kendini bil” yazılıdır.
Bununla birlikte kendini bilmeyle hapsolmuş bir yaşam biçimi kastedilmez elbette. İnsan,kendisini doğru okuduktan sonra âlemi, tabiatı, insanları ve tüm bunların yaratıcısını da doğru okumaya çalışır. İçimizi okuyamadığımızda, dışarısı da eksik ve sathi kalır.
#Rezan