İnsan çocukken hayatı daha mı ciddiyetle okur?
Belki de bu yüzdendir bitmek bilmeyen soruları. Bir şeyler karşısında şaşırmak ve sorular sormak, insanın sahip olabileceği en önemli meziyetlerdendir. Peki büyüdükçe merak duygumuz mu azalır yoksa içimizdeki o sesi mi kısarız?
Kitaba dönecek olursak, Nora 11 yaşında bir kız çocuğudur.Sorduğu sorular o kadar düşündürücüdür ki bunlar felsefenin de önemli sorularıdır.Nora’nın bu merakı bana Nietzsche’nin şu sözünü hatırlattı: “Yaşamak için bir ‘niçin’i olan insan hemen her ‘nasıl’a katlanabilir.” Çünkü Nora’nın soruları, cevaplardan çok hayata anlam verme çabasıdır.
Kitapta en çok hoşuma giden şey, ölü filozoflar kahvesinde filozoflarla oturup sohbet edilmesi. Ya da hiç beklemedikleri yerlerde karşılarına farklı filozofların çıkması. Ben de sevdiğim yazarlar ve düşünürlerle hiç beklemediğim yerlerde karşılaşıp, sohbet etmek isterdim. Yer yer beğenmediğim ve katılmadığım yerler olsa da kitap genel anlamıyla akıcı ve okunabilir nitelikte. Hatta bazı filozofların tartışmaları sırasında kendinizi bir görüşü savunurken bile bulabiliyorsunuz:)
Keyifli okumalar