Şermin Yaşar’la tanışma kitabım oldu Söyleme Bilmesinler… Ve hala kitabın etkisindeyim.
Yazar, kısacık sayfalara öyle çok yaşam sığdırmış ki insan okurken nefesini tutuyor. Her bir karakter, her bir satır ayrı bir dünya. Kitap; üç erkek kardeş, onların eşleri, bir baba ve bir annenin ağzından aktarılan, zaman zaman dedikodu havasında başlayan yer yer güldüren ama satır aralarında derin hakikatleri su yüzüne çıkaran bir anlatıya dönüşüyor.
“Ben şimdi kime hak vereyim?” diye düşünürken, en çok Ethem ve Nurten içimi dağladı… Sessiz çığlıkları, saklı kalmış acıları, bir ömür boyu üzeri örtülmüş kırgınlıklarıyla insanın kalbine işliyorlar.
Ve kitabın en çarpıcı cümlelerinden biriyle yüzleşiyoruz:
“İnsan böyle bir şey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor. Ben de örttüm.
O kadar kapattım ki, kendim bile sormadım kendime.”
Söyleme Bilmesinler, aile olmanın yükü, suskunlukların çığlığı, kuşaktan kuşağa aktarılan acılar ve konuşulmamış gerçekler üzerine yazılmış sarsıcı bir roman. Şermin Yaşar, tanıdık bir evin salonundan, herkesin içinde biraz yara olan bir hikâyeyi fısıldıyor.
Bu kitabı okuduktan sonra kendi ailenize, kendi suskunluklarınıza, kendi Ethem’inize ve Nurten’inize bir daha bakacaksınız. Çünkü bu kitap, sadece bir kurgu değil; aynı zamanda bizim hikâyemiz…