"Uzun zamandan beri hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir hedef, bitmemiş bir iş, ödenecek bir borç oldu. Bunlardan sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladim ki bu engeller benim hayatımdı."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fatma Aliye İlk Türk kadın romancı olmakla birlikte Teracim-i Ahval-i Felasife adlı eseri Türkiye'de bir kadının yazdığı ilk felsefi eserdir. Yine o tarih konusunda eser vermiş ilk kadın sanatçıdır. Aynı zamanda 50 tl'lik kağıt paranın arkasında onun resmi vardır. Kadınların yazı yazmasının ayıp kabul edildiği bir dönemde eserler vererek bu algıyı kırmış ve bu konuda peşinden gelenlere örnek olmuştur.
Açıkçası ben bu kadar iyi bir kitap beklemiyordum. Kitabin içinde daha çok yorum vardır diye düşünüyordum fakat roman gayet gerçekçi bir bakış acısıyla yazılmış. Romanın baş karakteri Refet; zekasıyla, azmiyle, konuşmasıyla, her şeyiyle kalitesini belli eden bir karakter. Kitap çok uzun olmamasına rağmen altını çizdiğim çok yer oldu. Refet örnek alınası bir karakter olarak hafizamda kalacak. Bu kitap iyi ki okudum dediğim bir kitap oldu. Okuyacak herkese tavsiye ederim.
Son olarak Fatma Aliye'yi bu kadar geç tanımış olmaktan dolayı utanıyorum. Fakat bence bunda bu kitabı günümüze uyarlayan Senem Timuroğlu'nun da dediği gibi Fatma Aliye'nin Meb müfredatında yeteri kadar bahsedilmemesinin de büyük etkisi var. Dilerim ki bundan sonra Fatma Aliye'ye gereken ilgi ve önem verilir. Kadın hak ve özgürlükleri konusunda bu kadar düşünmüş emek vermiş, yazı yazamadığı dönemlerde bile yazı yazan kadınları desteklemiş bir insan övgüye layıktır!
Teşekkürler Fatma Aliye yaptığın her şey için!