Begüm Değer

Babam kırk üç yaşında öldü, ben on beş yaşındaydım. Bugün ondan daha yaşlıyım. Onu daha iyi tanımamış olmaktan dolayı üzgünüm. Bundan dolayı ona kızgın değilim. Şimdi büyüdüm, yaşamın zor olduğunu biliyorum ve hayatı daha dayanılır kılmak için 'kötü' yollara başvuran kimi daha hassas insanlara kızmamak gerektiğini de.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Reklam
Bu mutluluğun uzun süre böyle devam edebileceğini hayal etmeye başladım, belki de her zaman böyle olurdu. Mutluluk çok kolaydı. Babamın iyi davranması yetiyor, böylece annem mutlu oluyordu ve biz çocuklar da onunla birlikte mutlu oluyorduk. Ertesi gün, babam eve geç vakitte, çok yorgun bir halde döndü; artık iyi davranmıyordu, aynı baba değildi. Babama göre mutluluk o kadar kolay olmamalıydı.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Bir kafede insan kendini rahat hisseder, çünkü orada sizinle ilgilenen insanlar vardır. Canınız bir şey istediğinde söylersiniz ve hemen önünüze gelir, tıpkı peri masallarındaki gibi. Babam, günde yirmi defa 'Martini' diyebiliyordu ve yirmi defa da Martini geliyordu.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Babam eve dönmeden asla rahat olamazdık. Her zaman eve nasıl geleceğini düşünürdük, her akşam bir sürprizdi bu. Edindiğimiz deneyimle, gelirken çıkardığı gürültülerden nasıl bir durumda olduğunu bilirdik. Önce anahtarı deliğe sokmak için harcadığı zamanı hesap ederdik. Uzun sürdüğünde iyiye işaret değildi. Eğer kapıyı açamaz ve küfür etmeye başlarsa olabileceklerin en kötüsüne hazır olup kapıyı açmak gerekirdi. Sonra öksürüşüne göre iyi ya da kötü, neşeli ya da üzgün olduğunu bilirdik.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Babam gündüz Doktor Jekyll gibi iyi bir doktordu, ama akşam, Mister Hyde gibi kötü olurdu, tek farkı insanlara saldırmazdı. Fakat babam korkuturdu, artık eskisi gibi değildi. İçinde iki ayrı kişi vardı. Babamın filmdeki gibi olmasını çok isterdim. Çünkü en sonunda, Mister Hyde iyi bir insan oluyordu.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Reklam