Stephen aşağısayıcı bir sessizlikle dinlemekteydi. Ak saçlı başını ona tepeden bakan herkesin- çıkıkçısının, otacısının önünde eğiverir. Beniyse önemsemez. Tanrı'nın suretinde değil de insan teninden halkedildiği, şeytanın kurbanı olduğu için kadınlığının günahkar karnı dışında, tüm bedenini yıkayıp günahlarını çıkararak onu mezara hazırlayacak olan kimsenin önünde de. Şu anda, gözlerinde kararsız bir şaşkınlık, onu suskuya davet eden yüksek sesin önünde de.