Joseph Roth

Joseph Roth

Yazar
7.4/10
39 Kişi
·
88
Okunma
·
9
Beğeni
·
1.189
Gösterim
Adı:
Joseph Roth
Tam adı:
Moses Joseph Roth
Unvan:
Avusturyalı Yazar ve Gazeteci
Doğum:
Lemberg, Brody, Ukrayna, 2 Eylül 1894
Ölüm:
Paris, Fransa, 27 Mayıs 1939
Joseph Roth, Avusturya-Macaristan Monarşisine bağlı ve nüfusunun ağırlığı Yahudi olan Galiçya'da Lemberg yakınlarındaki Brody kasabasında doğdu.

Viyana ve Lemberg'de edebiyat ve felsefe öğrenimi gördü.

I. Dünya Savaşı'na katıldı. Avusturya-Macaristan'ın çöküşü Roth'un hayatında belirleyici bir rol oynadı.

1918 yılından itibaren Viyana'da, sonra Berlin'de muhabirlik yaptı. Neue Berliner Zeitung, Berliner Börsen-Courier Frankfurter Zeitung gibi gazetelerde çalıştı. 1928'de karısı şizofreniye yakalandı ve hem maddi hem psikolojik bir kriz yaşadı.

Joseph Roth, önce Viyana'ya gitti, sonra bütün Avrupa'yı dolaştı. 1933 yılında Fransa'ya yerleşti. 1936-1938 arasında yine yazar olan Irmgard Keun ile birlikte yaşadı. 1939'da Paris'te yoksulluk ve borç içinde öldü.

Mezarı Güney Fransa'da Delirium Tremens'dedir.
İnsanların kalbi kötü değil, yalnızca çok küçük. İçine fazla bir şey almıyor.
Joseph Roth
Sayfa 36 - Kyrhos Yayınları
Mutluluk ile acının ayrımını yapabilecek gerçek yetiyi insan yaşlılıkta kazanır. O zaman da artık acıdan kaçınıp mutluluğun tadını çıkaramayacak kadar güçsüz düşmüş oluruz.
Joseph Roth
Sayfa 69 - Can Yayınları
Kadınlar hataları bizim gibi aptallıktan, ihmalkarlıktan veya düşüncesizlikten değil son derece mutsuz oldukları zaman yapıyorlar...
Joseph Roth
Sayfa 128 - Kyrhos Yayınları
''İşte dostların insan doğası böyle. Kötü biri olduğumuzu fark ettikten sonra bile kötü olmaya devam ediyoruz. İnsanız biz, insan! Kötü ve iyi! İyi ve kötü! İnsandan başka bir şey değiliz.''
Çünkü insanoğlu hiçbir şeye mucizeye alıştığı kadar kolay alışmaz, hele ki bir, iki, üç kez başına geldiyse.
Öncelikle Joseph Roth'un okuduğum ilk kitabıydı. Kurgu ve anlatım nefes kesiciydi diyebilirim. Konuya gelecek olursak; 12 yıl boyunca askerlik görevini yapan ama karısı istemediği için bu görevi bırakıp, Avusturya'nın Zlotogrod bölgesinde denetleme görevlisi olarak çalışan Anselm Eibenschütz'ün tirajik hikayesine konuk oluyorsunuz. Şehirde dürüstlüğüyle tanınan bu adam yıkıcı olaylar karşısında yavaş yavaş kendini diplere çeken insanlarla uğraşmak zorunda kalması sizin hikayenin içine yavaş yavaş çekecektir. İnsanın hayatı boyunca hep acımasız insanlarla mücadele etmek zorunda kaldığının bir göstergesi olarak roman gerçekten çok iyi kurgulanmış. Özellikle karakterlerin derinliğinin muazzam olduğunu söylemek istiyorum. Jadlowker ve Kapturak gibi kötü karakterlerle uğraşmak zorunda kalan ana karakter Eibenschütz, Jandarma Polisi Slama ve sonradan Piotrak'ın sessiz çığlıklarını duyar gibi olacaksınız.

Bir tek hikayedeki kadın karakter Euphemia'nın biraz daha baskın bir karakter olmasını isterdim. Bu bana eksiklik gibi geldiği için orası biraz boşlukta kaldı. Onun dışında çok iyi bir roman okudum.
Kitabı #33560576 indirebilirisiniz...

Çünkü insanoğlu hiçbir şeye mucizeye alıştığı kadar kolay alışmaz, hele ki bir, iki, üç kez başına geldiyse...
Kendi degimiyle kitapta "mucizeyle hayatının degistigini dusunen bi ayyaştan bahsediyor...
Yarim saatinizi almaz kîsa bi hikaye...

Kitabın en anlamlı cümlesi şuydu sanırım;
Son yıllarda aynalardan neden korktuğunu anladı. Çünkü, insanın perişanlığını kendi gözleriyle görmesi hoş bir şey değildi...

Ve o son cümle... Tanrı hepimize, biz ayyaşlara, böyle kolay ve güzel bir ölüm bahşetsin!
Sonuç hepimiz ölüyoruz.
Kitaba bayıldım. Ba yıl dım. Eğer Zweig seviyorsanız bu kitabı da kesinlikle seveceksiniz demektir. Tam Zweig tarzı bir kitap. Ara ara sıkıldığım “of nolur ne olacaksa olsun sıkılmaya başladım” dediğim yerler oldu. Ara ara da “Of nolur ne olacaksa olsun meraktan çatlayacağım” dediğim yerler oldu.
Kitap zaten çok kısa olduğu için kısa sürede okunabilecek bir kitap ayrıca çok hızlı ilerliyor buda daha keyifli ve akıcı bir okuma yapmanızı sağlıyor.
Eğer bu kitabı alıp almama konusunda kararsızsanız bence düşünmeyin, alın ve okuyun derim.
Hepinize iyi okumalar dilerim.
Bu arada unutmadan bu kitabın ayrıntılı bir incelemesini ve yorumunu bloğumda paylaşmayı düşünüyorum. Buraya link ekleyeyim siz bloğuma bir göz atın yine de; https://www.demetkarahan.com
Bu kısacık hikayenin adından da anlaşılacağı üzere, kitap bir ayyaşın hikayesini anlatıyor. Bu kitabı diğer benzer hikayelerden farklı kılan ise, yazarın bu kitap için "benim vasiyetimdir" demesi sanırım.
Joseph Roth, Avusturyalı bir yazar. Birinci Dünya Savaş'ına katılmış. Sonra Paris'e taşınmış. Muhabirlik ve sonrasında yazarlık yapmış. Evlendikten 6 ay sonra ise karısı şizofren olmuş. Bir yandan karısının rahatsızlığı, diğer bir yandan maddi sıkıntılar , yazarı da olumsuz etkilemiş ve onu alkole yöneltmiş. Yazar ayyaş olarak son yıllarını geçirmiş ve Paris'te bir yoksullar hastanesinde henüz 45 yaşında iken ölmüş. 1940 da da , yazarın ölümünden bir yıl sonra, karısı NAZİLER tarafından "akıl hastası" olduğu gerekçesiyle öldürülmüş. Sonuç yazarın acı bir hayat hikayesi var:( Bu kitapta ise ayyaş bir adamın , yaşadığı bir mucize ve sonrasında verdiği bir söz var.
Bu sözü yerine getirmek niyeti ile yola çıkıyor ama başına öyle olaylar geliyor ki... Bu kitapla yeni bir yazar tanımış oldum. Bu yazar aynı zamanda Zweig in de mektuplaştığı yakın arkadaşı olan bir yazar...
Sonunda en doğru tartının gökyüzünde kuşlara,bataklıkta kurbağalara,yerin üstündeyse Sameschkin'e ait olduğu anlaşıldı.Kuşlar güzelliği tarttı,kurbağalar vurdumduymazlığı,Sameschkin ise insanları tarttı ve oradan bir daha dönmemek üzere ayrıldı.
Yazarın diline alıştıktan sonra çok beğeneceğinize emin olduğum bir kitap. Gerçekle düşün iç içe geçtiği, Zweig'i anımsatan tarzıyla iyi bir roman.

Gizem üzerine kurulu romanları seviyorsanız mutlaka okumalısınız. 156 sayfanın içinde kaybolup gideceksiniz.
Kitap ilginç bir şekilde akıp gidiyor... sayfalar art arda çevriliyor...
Bunun yanında ,sanki hiçbir olay yok gibi.
Sanki biri size bir şey anlatıyor,önemli bir şey belki de, ama siz kendinizi o konuşmaya veremiyorsunuz ,aklınızda başka şeyler var...

Okuyorsun, sonuna geliyorsun, sonra da ...
hımm diyorsun, kitap bitiyor.

Yazar Zweig'in en yakın arkadaşıymış. Bu sebepten almıştım kitabı indirimden, lakin beni tatmin etmedi...
Ya da ben hakkını veremedim...

Yazarın biyografisi

Adı:
Joseph Roth
Tam adı:
Moses Joseph Roth
Unvan:
Avusturyalı Yazar ve Gazeteci
Doğum:
Lemberg, Brody, Ukrayna, 2 Eylül 1894
Ölüm:
Paris, Fransa, 27 Mayıs 1939
Joseph Roth, Avusturya-Macaristan Monarşisine bağlı ve nüfusunun ağırlığı Yahudi olan Galiçya'da Lemberg yakınlarındaki Brody kasabasında doğdu.

Viyana ve Lemberg'de edebiyat ve felsefe öğrenimi gördü.

I. Dünya Savaşı'na katıldı. Avusturya-Macaristan'ın çöküşü Roth'un hayatında belirleyici bir rol oynadı.

1918 yılından itibaren Viyana'da, sonra Berlin'de muhabirlik yaptı. Neue Berliner Zeitung, Berliner Börsen-Courier Frankfurter Zeitung gibi gazetelerde çalıştı. 1928'de karısı şizofreniye yakalandı ve hem maddi hem psikolojik bir kriz yaşadı.

Joseph Roth, önce Viyana'ya gitti, sonra bütün Avrupa'yı dolaştı. 1933 yılında Fransa'ya yerleşti. 1936-1938 arasında yine yazar olan Irmgard Keun ile birlikte yaşadı. 1939'da Paris'te yoksulluk ve borç içinde öldü.

Mezarı Güney Fransa'da Delirium Tremens'dedir.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 88 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 96 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.