Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı:
120
Basım Tarihi:
2021
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750751141
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·120 syf.··
2025 2. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2025 14:36
Sana isyan ediyorum, onlara değil. Suçlu olan sensin, cellatların değil. Milyonlarca âlemin efendisisin ama yine de ne yapman gerektiğini bilmiyor musun? Nasıl da kudretsizsin kudretinde! Milyarlarca şeyle uğraşıyor, detaylarda mı yanılıyorsun? Ne biçim Tanrısın sen! Zulmün kavrayışımızın ötesinde bir bilgelik mi? o vakit bizleri nasıl da kusurlu yaratmışsın! Şayet ıstırap çekmemiz gerekiyorsa neden hepimiz eşitçe çekmiyoruz? Madem bereketin herkese yetmeyecek, en azından adil dağıt! Ben bir günahkârım - doğru olanı yapmak istedim !
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma
Ülkemin yasalarına boyun eğdim ben!
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2021 16:41
Ülkemin yasalarına boyun eğdim ben, çünkü benimkinden çok daha büyük bir akıldan çıktıklarına ve dünyayı yaratan Tanrı adına, yüksek bir adalete hizmet ettiklerine inandım. (s.97) -> Kitabın özeti sayılabilir efendim. Yazarla tanışma kitabımdır kendisi. Okuması kolay ancak sindirmesi kolay değil, yine de anlaşılır bir dille yazılmış. Anlatımının sade, güzel, olağan olmasının yanında içeriği trajik ve toplumsal düzene değinen unsurlar barındırıyor. ----- Romanın kahramanı Andreas Pum bir savaş gazisi. Savaşta bir bacağını kaybetmiş; hayata nasıl devam edeceğini bilmeden bekliyor... Beklerken de çok şey umuyor itaat ettiği otoritesinden, devletinden, halkından, devletinden... Bu satırları okurken Pum'un duygularına, düşüncelerine, fikirlerlerine şahit oluyoruz. Öyle ya ülkesi, devleti için bacağını kaybetmiş bir adam elbette el üstünde tutulup, değer görmeliydi!? Ancak savaş sonrası oluşan toplumsal yapı, devlette oluşan değişim, yönetimde gerçekleşen fırtınalar Pum'ı hayal kırıklığına uğrayacak. Devlet savaş gazilerinin ülke ve bütçe üzerindeki yükünü hafifletme, kaba tabirle gazileri başından savma derdindedir. Pum ise madalyasını almak ve çalışma izni belgesi edinmek sevdasındadır. Hayatınu devam ettirebilmek için bir alanda çalışmasına izin veren belgenin peşindedir. Zaten oldukça acınası bir hayatı vardır. Yinede itaatkar halinden hiç ödün vermez. Otoriteye bağlıdır, kurallara saygılıdır, emirlere uyar, tanrıya inanır ve sorgulamaz. Otorite kabul edilen her kural ve kaideye uyduğu sürece hayatının huzurlu geçeceğine inanır. Kitabın bir noktasında Pum için işler yolunda gitmeye başlıyor. Madalyasını alır, sokaklarda müzik çalabilmek için taverna izin belgesi alır. Kendine hayat kurar ve iyi kötü bir evlilik yaparak hayatını yoluna sokar. İtaat
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma
10/10
·120 syf.·
2021 91. kitabı
Joseph Roth, hayatını okuduğumda etkilendiğim yazarlar arasında yer alıyor. Daha eserleriyle tanışmadan kalbe dokunacağını anlıyorsunuz. Daha fazla okuyucu tarafından keşfedilip okunmayı hak ediyor. İsyan, okuduğum ilk eseri, yaşadığı dönemi tüm gerçekçiliği ile eserine yansıtmış. Eminim diğer eserleri de böyledir. Andreas Pum, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bir bacağını kaybetmiş ve tek varlığı olan laternasını çalarak geçimini sağlamaya çalışan bir karakter. Savaşa karşı, umutsuz bir karakter yerine savaşı destekleyen ve her şeye rağmen umudu olan, mutlu bir adam. Devlet ve toplum tarafından saygı ve takdir beklerken yaşadığı bir olay hayatını altüst ediyor ve Andreas'ı büyük bir isyana sürüklüyor. Onun isyanı ne devlete ne de sisteme, yalnızca tanrıya isyan ediyor. Yaşamı boyunca dindar, tanrıya inanan ve kâfirlerden nefret eden bir adamın yaşadığı adaletsizlik sonucu tanrıya küskünlüğünü okuyoruz. Savaş, yaşam mücadelesi, adaletsizlik, yoksulluk gibi konuların işlendiği ve gerçekleri yüzünüze tokat gibi çarpan bir eser. Andreas, yaşadığı dönem ve sıkıntılar konusunda birçok eser karakteriyle ortak ama düşünceleri ve kişiliğiyle benim için farklı bir yere sahip oldu. İsyan, çok sevdiğim kitaplar arasında yerini aldı. Yazarın diğer kitaplarını da zamanla okumayı planlıyorum. Ayrıca kitabın kapağında Vincent Van Gogh'un "Armand Roulin" isimli sanat eseri yer alıyor. Çok çarpıcı ve Andreas karakteriyle bağdaştırdığım bir eser. Keyifli okumalar diliyorum. :)
Edebiyat
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma
10/10
·120 syf.··
2025 15. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 11:05
Çevirisi çok iyi yapılmış. Hayatın içinden yürek burkan bir roman. Andreas Pum’un hayata, kendine ve tanrıya isyanı hüzünlü bir şekilde anlatılmış. Bazı bölümlerde kendim yaşamış gibi okudum.
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma
8/10
·120 syf.··
2022 294. kitabı
Kitabın adı her ne kadar işçi sınıfının kapitalist güçler karşısındaki isyanını akla getirse de buradaki isyan toplumsal değil, tamamıyla bireyseldir. Zaten roman büyük ölçüde birey odaklı. Yazarın “Hotel Savoy” kitabının aksine burada odak noktası toplumdan ziyade bireydir. Burada savaş sonrası Avusturya’da kendine yer bulmaya çalışan bir gazinin hikâyesi karşımıza çıkıyor. Böyle bir ifadeden insanın aklına hemen Franz Biberkopf gelmesi son derece doğal. Joseph Roth, Max Stirner’ın düşüncelerinden etkilendi mi bilmiyorum ama kitabın sonuna ya da geneline bakacak olursak Stirner’ın fikirlerinin bir işe yaramadığını rahatlıkla görebiliyoruz. Stirner bireysel başkaldırının devrimden daha üstün ve etkili olduğunu görüşünü savunur. Ancak Roth’un bu görüşü Andreas karakterinde çürüttüğünü söyleyebiliriz. Roman 1. Dünya Savaşı’nın bitimiyle bir askeri hastanede başlıyor. Andreas Pum bir ayağını kaybetmiş ve devletin kendisine yardım edeceğini umarak iyileşmeyi bekler. Hastanede Andreas’ın devlet ve Tanrı hakkındaki ilk görüşlerini öğreniyoruz. Ona göre devlet Tanrı gibidir. Devletten gelecek her türlü iyilik ya da kötülüğü karşı birey Tanrı’ya itaat ettiği gibi devlete itaat etmelidir. Bu görüşün karşısında duran herkesi “kâfir” olarak nitelendirir. Kendini diğerlerine göre biraz da üstün görür. Andreas basit, eğitimsiz ama kibar biridir, devlete karşı son derece örnek bir vatandaştır. Devletten tek istediği bir iştir. Bunun için devlet kendisine sokaklarda laterna çalmasına izin verir. Andreas bunun yanında dul bir kadınla evlenerek yuva sahibi de olur. Her şey onun istediği gibi gider ilk başlarda. Hastaneden çıktığında yaşadığı hayat inançları doğrultusunda gelişir. Otobüste kendisine yer verenleri gördüğünde gururu okşanır. Göğsündeki madalyanın kendisini her türlü
Edebiyat & Roman
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2022 12:43
“Dünyanın düzeni böyleydi işte, insan ancak ödeyebildiği şeyin keyfini sürebilirdi.” #isyan Birinci Dünya Savaşı’ndan bacağının birini kaybederek dönmüş ve devletine, madalyasına, adalete, hayata son derece güvenen ve umut dolu bir karakter. Yaşadıklarına rağmen sosyal yaşama ayak uydurmaya çalışan, haksız kazanç elde etmemek için çalışma belgesi alan mutlu bir insan Andreas Pum. Ki bir gün gelir haksızlığa uğrar ve tüm şansı, yaşamı tersine döner. Çaresizlik, umutsuzluk ve adaletsizlik? “Hiçbir suçumuz olmadan uçuruma yuvarlanırız, aradaki bağı bile çözemeden..” Toplum ve sistem eleştirisi üzerine, hâlâ güncelliğini koruyan müthiş bir roman. Kitabın zirvesinin aslında sonu olduğunu söyleyen ve çevirmenliğini @anilalacaoglu nun yaptığı yine etkilendiğim ve uzun süre unutamayacağım bir kitap ve karakter oldu Andreas Pum. Bir de #stefanzweig in yakın arkadaşıymış #josephroth
Edebiyat
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma
10/10
·120 syf.··
2021 68. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2021 10:48
Birinci dünya savaşı sonrası Viyana’sında alelade bir karakter Andreas Pum, birey devlet içindir görüşünün mükemmel bir örneği. Zor yaşam koşullarına rağmen karın tokluğuna sistem savunucusu. Nasıl da tanıdık. Ne var ki sistem çarklarında en çok da bu kişiler öğütülür. Roth Andreas karakteri üzerinden savaş sonrası ortamı, yıkımı, ırkçılığı, sosyal adaletsizliği vesaire yazmış üstelik müthiş bir sonla. Roth’un anlatımını seviyorum, birey üzerinden toplumsal eleştiriyi olaylar ile net ifadelerle veriyor ve anlamsal açıdan yoğun olan kurgusu oldukça akıcı. #josephroth Nazilerin yasaklı yazarlarından, lakabı Kızıl ve #stefanzweig ın yakın arkadaşı. Ayrıca bir çok okurun seveceği bir yazar, bizde bu kadar az okunması üzücü. Ve çeviri:)) Roth’u @anilalacaoglu çevirisinden okumak tabii ki benim için ayrı bir mutluluktu :)
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma
İsyan İncelemesi
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2024 22:40
Bazı kitapları küçük ama dev kitap diye adlandırmakta sıkıntı görmüyorum. Hacim olarak küçük olsalar da anlattıkları hikâye devasadır. Mesela Fareler ve İnsanlar . Ya da Satranç gibi. İnce kitaplar olmalarına rağmen okuyanı etkiler hatta çarpar. Joseph Roth ’un İsyan romanını ya da novellasını da bu türe rahatlıkla sokabilirim. Sarsıcı bir kitap. Okuyanda etki bırakan bir eser. İncelemeye geçmeden evvel biraz Joseph Roth ’dan bahsetmek istiyorum. Joseph Roth bir Avusturya Yahudisi. Özellikle 20. yüzyıl başında bir Avusturya Yahudisi olmak hem medeniyetin zirvesinde yaşamak hem de sefaletin en ağırını çekmek demektir. Büyük insanlar çıkarmıştır o komün. Halen daha onları geçebilen insanlar çok yok. Misal Sigmund Freud , Einstein, Josef Breuer , Alfred Adler , Stefan Zweig vs...Çağın en önemli bilim insanlarını çıkarmayı başarmışlardır o dönem. Ancak bu başarılarına rağmen yükselen faşizmle mücadele etmek durumunda kalmışlar, çoğu zamanda toplumdan dışlanmışlardır. Joseph Roth da dönemin önemli bir gazetecisiyken Paris'e kaçmak durumunda kalmış. Orada da deyim yerindeyse sefalet içinde ölmüştür. Gazeteci demişken, hep derim gazeteci kökenli yazarlara dikkat edin diye. Gazeteci kökenli olmalarından sebep olay anlatımları ve betimlemeleri diğer yazarlardan daha farklı, daha güçlü. Misal Yaşar Kemal , Gabriel Garcia Marquez , Jean-Christophe Grangé gibi. Joseph Roth da eski bir gazeteci ve okuyucuyu yarattığı baş kahraman olan Andreas Pum’un ruh hâline rahatlıkla sokabilmiş. Andreas’ın çektiği acıları, yaşadığı sıkıntıları, uğradığı haksızlıkları onunla birlikte yaşıyorsunuz adeta. Ancak şunu daha söyleyeyim; acı, sıkıntı, haksızlık deyince aklınıza hemen arabesk bir kitap ya da dramatik bir eser olarak yaftalamayın bu eseri. Evet, hikâyede acı, haksızlık, üzüntü var ama asıl Joseph Roth’un anlatmak istediği şey farklı. İktidarın her eylemini körü
Alman Edebiyatı
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2021 144. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2021 22:54
İsyan - Josep Roth İsyan'ı okumaya başlamadan önce arka kapak yazısından ötürü klasik bir savaş karşıtı roman okuyacağımı sanmıştım. Kahraman, I. Dünya Savaşı'nda tek bacağını kaybeder ve savaşın gereksizliğini savunur ve döndüğünde de hayata tutunamaz gibi. Evet, kahramanımız Andreas savaşta tek bacağını kaybeder ve evine döner. Fakat savaşın gereksiz olduğunu düşünenlere kızar. Gayet umut doludur. Geleceğe dair planları vardır. Lakin yaşadığı çok basit bir olay onun tüm düşüncelerini ve hayatını alt üst eder. Artık hırsızlar, suçlular, 'kafirler' onun gizli müttefikleri olmuşlardır. İnkar bile edemediği Tanrı'ya isyanı bu şekilde ilerler. İsyanı sadece Tanrı'ya değildir elbet. Genç yaşta yaşlanan, 70 yaşında bir fiziğe bürünen Andreas karakteri yıkım edebiyatı içerisinde unutamayacağım karakterlerden biri oldu. Savaş anından beri nefretle dönen çoğu askerin aksine onun umudunun sonu da hazindir. Savaşa, sisteme, topluma dair eleştirileriyle düşündüren ve sanırım yüzyıllar geçse de insanoğlu hayatta kaldığı sürece güncelliğini koruyacak bir kitap. Josep Roth'tan okuduğum ilk kitap ve son olmayacak. Önce Radetzky Marşı'nı okurum diye düşünüyordum ama öyle olmadı. @anilalacaoglu çevirisi ile "zamansız bir anlatı" okumanın şansına eriştim. Kapakta da Van Gogh' un Armand Roulin'in Portresi isimli tablosu Utku Lomlu tasarımı ile yer alıyor. Tavsiyemdir.
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma
Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu Olsun!
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 30. kitabı
Ulu önderimiz Atatürk ve onun yanında cesaretle mücadeleye devam eden atalarımızın bizlere miras bıraktığı cumhuriyetimizin 100. yılı hepimize kutlu olsun. Tam da böyle bir günde Roth’un İsyan’ını okumam tesadüf müdür bilemem ama çoğu zaman kendimi hikayenin kahramanı Andreas gibi hissettiğimi açık yüreklilikle söyleyebilirim. Ülkesi için savaşmış, bir bacağını kaybetmiş, madalya ve laterna lisansı alıp geçimini de bu lisansla sağlayan Andreas’ın yolu dolgun kalçalı, iri göğüslü hanımefendi ile kesişiyor. Bu yol kesişimini hayatın bir lütfu olarak gören Andreas’ın acıları aslında tam o an başlıyor. Devlete isyan edip sözde “zorluk çıkaranları” “KAFİR” olarak gören, dinine ve devletine bağlı, sakin bir kişiliği olan Andreas, bir gün uzun bir aranın ardından tramvay ile seyahat edecekken sekterini taciz ettiği için başı dertte olan üst sınıf bir beyefendi ile kavgaya tutuşuyor. Bu kavganın ardından Andreas 6 hafta hapiste yatıyor. Hapisten çıktıktan sonra eşini, işini ve evini kaybetmiş bir adam olarak hayatına devam etmeye çalışırken arkadaşı Willi ona destek oluyor. Tüm bu süreçlerin ardından Andreas bir isyancıya dönüşüyor. Kafir olarak adlandırdığı kişilerden birisi olduğunu kendine itiraf ediyor. Son sayfada yazılan tiradı ise efsanevi bir kapanış sunuyor. Ve hayata gözlerini yumuyor Andreas.
İsyanJoseph Roth · Can Yayınları · 2021276 okunma

Yazar Hakkında

Joseph RothYazar · 19 kitap
Joseph Roth, Avusturya-Macaristan Monarşisine bağlı ve nüfusunun ağırlığı Yahudi olan Galiçya'da Lemberg yakınlarındaki Brody kasabasında doğdu. Viyana ve Lemberg'de edebiyat ve felsefe öğrenimi gördü. I. Dünya Savaşı'na katıldı. Avusturya-Macaristan'ın çöküşü Roth'un hayatında belirleyici bir rol oynadı. 1918 yılından itibaren Viyana'da, sonra Berlin'de muhabirlik yaptı. Neue Berliner Zeitung, Berliner Börsen-Courier Frankfurter Zeitung gibi gazetelerde çalıştı. 1928'de karısı şizofreniye yakalandı ve hem maddi hem psikolojik bir kriz yaşadı. Joseph Roth, önce Viyana'ya gitti, sonra bütün Avrupa'yı dolaştı. 1933 yılında Fransa'ya yerleşti. 1936-1938 arasında yine yazar olan Irmgard Keun ile birlikte yaşadı. 1939'da Paris'te yoksulluk ve borç içinde öldü. Mezarı Güney Fransa'da Delirium Tremens'dedir.