Öyle ya, şiddet ancak fethedilecek, kontrol altına alınacak, yenilecek, alt edilecek ve diğer yandan tüm bunlara karşı koyacak biri olduğunda heyecan verir.
İlişki bir kere değişime uğramış, şiddet ayine dönüşmüş. Porno film seyretmeden erotik uyarım sağlayamayan çiftler de var... Ya da daha sapkın, Hitler'in ilişkileri gibi örneğin, birlikte olduğu kadının üzerine işemesini istiyor ancak o zaman cinsel zevk alabiliyormuş ya... Bir diktatörün, cinsel yaşamında da buyurgan, çılgın, kötü, tehlikeli bir insan olduğu halde hayatındaki kadınların garip bir biçimde ona bağlandığı artık sır değil, yeğeni de aralarında olmak üzere kaç kadını intihara sürüklediği... Sakat, aksak, tedavi gerektiren ilişkiler bunlar. Tamam ama bu son noktaya gelindikten sonra ne yapmalı?
Acaba eşler arasındaki tutkuyu körelten yegane faktör, güvenlik duvarı mı, zamanla farkında olmadan tıpkı dalga kıran gibi, bir bariyer mi oluşturuyoruz bedensel hazlarımıza acaba?