Bahar Turgut Çabık

Bahar Turgut Çabık
@Bhrtrgt06
Puan vermedi·560 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 00:00
Benim için bu kitap sadece bir kayıp hikâyesi değil; aynı zamanda doğa, tarih ve insan arasındaki derin bağın sorgulandığı bir yolculuk oldu. Defne Kaman’ın Çorum’daki Yazılıkaya’da kayboluşu ile başlayan süreç, ilk başta bir gizem ve araştırma hikâyesi gibi görünse de ilerledikçe çok daha katmanlı bir anlatıya dönüşüyor. Özellikle Hititler üzerinden kurulan tarihsel bağ, mekânın sadece bir arka plan değil, anlatının aktif bir parçası olduğunu hissettiriyor. Kitapta en çok etkileyen nokta, toprağın bir “yaşam alanı” olmanın ötesinde, hafıza ve bilinç taşıyan bir unsur olarak ele alınması. Geleneksel bilgiler, mitoloji ve modern dünyanın kopuşu iç içe verilmiş. Bu da okurken sadece olay örgüsünü değil, verilen mesajları da düşünmeyi gerektiriyor. Benim için Toprak, doğaya bakış açımı yeniden sorgulatan; insanın köklerinden uzaklaştıkça aslında neyi kaybettiğini hatırlatan, derin ve anlamlı bir eser oldu.
ToprakBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20153,337 okunma
Reklam
Puan vermedi·344 syf.··
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 11:00
“Su” sadece polisiye bir macera olmanın ötesine geçen, doğa sevgisi, kültürel miras ve birey-toplum ilişkilerini sorgulayan bir romandır. Mitolojik ögelerle zenginleştirilmiş bu eser, hem ekolojik farkındalık hem de insan iç dünyasına dair derinlikli bir bakış sunar. Eğer gizemli, kültürel ve anlam yüklü bir roman okumak istiyorsan, bu kitap senin için doğru bir seçim olabilir
SuBuket Uzuner · Everest Yayınları · 20196,2bin okunma
Puan vermedi·500 syf.··
2026 2. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 21:16
Keşke, Anadolu’nun yoksul ama umutla yoğrulmuş bir köyünden, Köy Enstitüsü’nün aydınlık kapılarına uzanan bir büyüme ve fark ediş romanıdır. Roman, toprağın diliyle konuşan çocukların; hem toprakla hem kitapla yoğrularak hayata tutunma çabasını anlatır. Okul yalnızca derslerin verildiği bir yer değil, emeğin, paylaşmanın ve “insan olma” bilincinin öğrenildiği bir yaşam alanıdır. Romanın merkezinde, okumakla çalışmayı, düşünmekle üretmeyi bir arada öğrenen gençlerin iç dünyası vardır. Her tuğla, her ekin, her satır; geleceğe atılmış bilinçli bir adımdır. Ancak bu aydınlanma yolculuğu, zamanla korkulara, yanlış anlamalara ve yarım bırakılmış ideallere yenilir. İşte “keşke” kelimesi tam da burada anlam kazanır: Keşke bu ışık sönmeseydi, keşke bu çocuklar yarı yolda bırakılmasaydı… Yazar, Köy Enstitüleri’nin yalnızca bir eğitim modeli değil, bir umut hareketi olduğunu hatırlatır. Roman, kaybedilmiş bir idealin ardından tutulan sessiz bir yas gibidir; okuru geçmişle yüzleştirirken bugüne de sorumluluk yükler. Keşke, bir dönemin kapanışına duyulan hüzünle, eğitimin dönüştürücü gücüne duyulan inancın iç içe geçtiği; toprağın, emeğin ve bilginin birlikte yeşerdiği bir roman
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,018 okunma
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 14:27
Zamanın yavaş aktığı, teknolojinin henüz bizi esir almadığı günleri anlatıyor. İnsanların birbirine dokunabildiği o eski dünyanın sıcaklığı hissediliyor. Akrabalığın, komşuluğun, paylaşmanın gerçekten yaşandığı bir dönemi… O eski dünyanın zarafetiyle birlikte, okurken sanki o loş sokaklarda yürüyorsun, kahve kokusunu, komşu seslerini duyuyorsun … Nazan Bekiroğlu’nun kaleminde, incelikle örülmüş bir yaşamın sessiz güzelliği saklı. Okudukça bir devrin yavaşça çekildiğini, yerini telaşlı bir zamana bıraktığını fark ediyor insan. Ve sadece bir cümle kalıyor geriye: “Ahh Mücella…”
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma