Çok önemli aslında çocuklar hayatın içinde mesuliyet alarak
büyüyorlar. Mesela çocuklar çırak verilirdi, kalfa verilirdi. Yaz tatillerinde çoğu çocuk, benim çocukluğuma kadar bu gelenek devam ederdi. Benden sonra da herhalde devam etmiştir. Yazın, bakkalın yanında, ben mesela eczanede çalışmıştım eczacı çırağı olarak. Bir meslek erbabının yanında hayatı öğrenir, harçlığını çıkarır, insanlara hizmet etmeyi öğrenir, nefsini törpüler. Şimdinin çocuklarıyla o zamanın mahsulü çocuklar arasında fark var.
Günümüz çocukları maalesef dört duvar arasında, ekran kar-şısında, sûni heyecanlarla büyüyor. Bu sûni heyecanların hepsi ona bir şey satmanın derdinde. Video oyunlarında tamamen sanal bir silah için 5 dolar, 10 dolar, 50 dolar para veriyor, bir yandan da korkunç bir tüketiciliğe sizi alıştırıyor. Obeziteye yol açıyor, dikkat problemlerine yol açıyor ama en önemlisi hayatla olan bağınızı koparıyor. Yapay bir dünyada, sanal bir alemde ya-şıyorsunuz. Öbürü ise hayatın içine sokuyor.