Oğlanlar, bir at veya midilliyi, diledikleri süre ve dilediklerince hızlı koşup durabilecek bir lokomotif ya da harman dövme makinesi gibi bir şey sanıyorlar; bir midillinin yorulabileceği veya duyguları olduğunu hiç düşünmüyolar.
Doğurgan gecelerden payıma sükût düştü.
Kelimeleri bir lodosa serpiştirdim. Lal çocuklar gibi seslendim uçurtmalara. Hayat boğazımda düğümlendi. Sakıncalı tutkularımı mezar taşlarına yazdım. Bu kaçıncı yerle bir oluşu kalbimin?