İnsanların bir rozet, bir bayrak, bir kelime, bir fikir, bir mit ve buna benzer şeyler uğrunda ölmeyi göze almaları tamamen saçma değildir. Aksine, en az anlamsız olan şey, bir kişinin elle tutulur bir şey uğruna canını vermesidir.
Örneğin, duygusal biri olmadığım halde ben bile ne hayal ediyorum biliyor musunuz? Yüreği ve bedeni büsbütün saran bir aşk, gece gündüz hep sarmaş dolaş, neşeli ve coşkun, beş yıl boyunca böyle sürsün, sonra da ölüm. Heyhat!
Her özgürlüğün ucunda bir yargı vardır; işte bu yüzden özgürlüğün yükü son derece ağırdır, hele ateşiniz ya da ağrınız varsa yahut kimseyi sevmiyorsanız.