Tren ağır ağır ilerlerken, taburun erleri, savaş şöleninin önlerine serdiği tüm eğlentilerden paylarını alıyorlar; ovalar ve yamaçlardaki mezarlıkların pırıl pırıl parlayan beyaz haçlarını gördükçe, savaş meydanında elde edilecek şanlı zaferden geriye beyaz bir haçın tepesinde sallanıp duran çamurlu kasketten başka bir şey kalmayacağını kavramaya başlıyorlar, savaşın korkunçluğunu yüreklerinde duyuyorlardı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bruck'tan Sırbistan'a gidecek takviye kuvvetlerine nutuk çeken bir albayın söylediklerini hatırlıyorum da. 'Evli bir asker,' demişti, 'savaş meydanında öldü mü, arkasında yaslı bir aile bırakır; karısının kızının eli böğründe kalır. Ama komutanlarının gözünde, daha büyük bir aile uğruna, vatanı uğruna can verdiği için kahramandır o!'