Aslında kral için tebaasının
olabildiğince az malı olması evladır, çünkü
kendi güvenliği için bunun böyle olması gerekir,
aksi halde halk servet ve özgürlükten arsızlaşır.
Servetin ve özgürlüğün olduğu yerde, insanlar
katı ve adaletsiz buyruklara sabırla boyun
eğmeyi zülm sayar. Buna karşın yoksulluk ve kıtlık .
insanları köreltir, uysallaştırır ve isyana hazır
cüretkar ruhları eze eze öğütür.
İşte tam o sırada düşünün, ben yeniden ayağa
kalkıyorum ve bütün bu iddiaların kral için
onursuzluk ve ahlaksızlık sayılması gerektiğini,
çünkü majestelerinin saltanatının ve güvenliğinin
kendi refahından çok halkının refahına bağlı
olduğunu söylüyorum ve oradakilere halkın kralı
kral için değil, kendileri için seçtiğini açıklamaya
çalışıyorum; halkının rahat bir şekilde, hiçbir
haksızlığa uğramadan yaşaması için kralın eza
ve cefa çekmesinin kaçınılmaz olduğunu ve işte
bu yüzden bir kralın görevinin her şeyden önce
kendisinin değil, halkının refahını düşünmek
olduğunu söylüyorum ve nasıl ki bir çobanın işi
kendinden önce koyunlarını beslemektir, kral
için de aynısı geçerlidir diye ekliyorum .
Sonra şöyle devam ediyorum: 'Kralın danışmanlarına
gelince, halkın yoksullaşmasının toplumsal
barışa katkı sağlayacağını düşünmeleri çok yanlış,
çünkü yaşananlar bunun tam tersini söylüyor.
Nitekim dilenciler kadar kavgacı bir başka topluluğa
rastladınız mı şu yeryüzünde? Bir adam
Buinsanların berbat şekilde yetişmesine ve küçücük
yaşlarından itibaren ahlaklarının yavaş yavaş
bozulmasına göz yumarsanız, sonra da çocukken
bile açıkça suça meyilli oldukları halde, büyüyüp
birer yetişkin olduklarında herhangi bir suç işleyince
cezalandırmaya kalkarsanız, rica ederim,
anlan ilk başta hırsız yapıp sonra da hırsızlıktan
cezalandırmış olmaz mısınız?'
halkın yararına bir şey yapamadık, bari
zararına bir şeyler yapalım diyorlar ve bütün
toprakları kapatıp otlağa dönüştürüyorlar, evleri
yıkıyorlar, kasab aları lağvediyorlar. Ama en
azından kiliseyi ayakta tutuyorlar, koyun ağılı
olarak tabii. Sizin topraklarınızın çoğunu vahşi
hayvanları avlayacakları ormanlar ve parklar
yapmak için harcadıkları yetmiyormuş gibi, bu
beyefendiler şimdi de bütün yerleşim alanlarınızı
ve ekili arazilerinizin her bir dönümünü
talan edip çöle çeviriyorlar.