Mimarlık/mekan ile toplumsallık bitimsizce didişirler . Boğan ile boğulmaya çalışılan mücadele eder. Ama daha çarpıcı ve paradoksal olan şu ki, mekan toplumsallıktan başka bir şey değildir.
Sanki bedenim ikiye ayrılmış da birbiriyle kovalamaca oynuyor. İkisinin arasında kocaman bir sütun yükselmiş ve onlar da birbirlerini yakalamak için sürekli dönüyorlar onun çevresinde. Bir parçam doğru kelimeleri biliyor, ama diğeri onu yakalayamıyor.