-İnsaniyet, fedakârlık... Trajedi mi oynuyoruz be deli çocuk? diyordu. Anlatamadık gitti, insaniyet, fedakârlık bana vız gelir, küçük kız. Ben keyfim için yaşadım, keyfim için sana hizmet ettim. Senden hoşlanmayayım da bak, suratına bakar mıydım? Kendimi tepesi üstü minderden attığımı işitsen yine fedakârlık ettiğime inanma. “Bu hodkâm ihtiyar, kim bilir, ne zevk buldu?” de. Moliere’in bir kahramanı vardır, pek zevkime gider. Herife dayak atarken öteki beriki kurtarmaya gelir, herif, hepsini kovar. “Haydi efendim işinize. Allah Allah! Belki ben, dayak yemekten hoşlanıyorum!” der.
- Bu gece rahat uyuduğunuzu tahmin ediyorum.
- Pek çok. Ya siz?
-Altı aylık bir çocuk kadar memnun, müsterih bir uyku.
-Niçin yüzünüz solgun öyleyse?
-Düşünürsünüz ki, bahtiyarlık da insanı soldurabilir.