Bigam Jayiyev

Bigam Jayiyev
“Some are born great, some achieve greatness, and some have greatness thrust upon them” William Shakespeare
Legatus ad Mundum
International Relations
Azerbaijan
27 Eylül
107 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de Bazıları seyrederken hayatı en önden Kendime bir sahne buldum oynadım Öyle bir rol vermişler ki Okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde Hem kızdım hem güldüm halime Sonra dedim ki ‘ söz ver kendine Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım Öyle çok değerliymiş ki zaman Hep acele etmem bundan, anladım… Friedrich Nietzsche’nin sevgilisi Salome’ye yazmış olduğu güzel satırlar
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini... Ahmed Arif
Şiir
Özlem
Bir gece, gecede bir uyku.. Uykunun içinde ben.. Uyuyorum, uykudayım, Yanımda sen. Uykumun içinde bir rüya, Rüyamda bir gece, gecede ben.. Bir yere gidiyorum, delice.. Aklımda sen. Ben seni seviyorum, gizlice.. El-pençe duruyorum, yüzüne bakıyorum, Söylemeden, tek hece. Özdemir Asaf Yalnızlık Paylaşılmaz
Şiir
Yaşlı Bir Kızılderili Ne Kadar Yanılabilir?
+Bazen yanılabilir. – Bazen susar. + Bazen konuşmak ister. – Bazen dinlemek ister. + Bazen yalnız kalmak ister. – Bazen arkadaş ister. + Bazen gitmek ister. – Gider bazen. + Bazen gidemez. – Bazen hiç gidememekten korkar. + Bazıları sonsuz neşeye dolar. – Bazıları sonsuz geceye. + Bazen ölürsün. – Bazen ölemezsin. – Bazen bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
Film Alıntısı
Kaybedenler Kulübü
İzlerken, ince düşünülmüş, üstüne kafa yorulmuş, çok dolu, duymak isteneni değil de söylenmesi gerekeni söyleyen bir kitap okuyormuş gibi oluyor, her ne kadar "öğle, nasıl estiyse" izlenimi verse de, sevgili Nejat İşler ve Yiğit Özşener'in baş rollerini paylaştığı "Kaybedenler Kulübü". İzlerken büyük keyif aldım. Bu türden filmlerden zaten çok azca var, hele ki Türk sinemasında. Filmden bazı alıntılar: Aslında kazanmak nedir ki? En büyük zaferi kazandığında bir Antonius olduğunu düşün; Paris’e geldiğini ve o takın altında olduğunu ve bütün insanların senin altında olduğunu düşün ve gücün en üstünde olduğunu… Yalnız kaldığın o anda “ne oldu be, şimdi ne olacak?” diyorsan kaybedensin sen, kaybetmişsin. Yani o anda en büyük zaferin içinde kaybetmişsin. Rutine dönüşen her şey sıkıcıdır aslında. Ya bu yüzden komşunun bahçesindeki çimen bize hep daha yeşil gelir, her zaman. Ruh eşim yok diye üzülmeyin. Belki de eşsiz bir ruha sahipsinizdir. Hiç birisinin sana sahip olduğunu düşündüğün oluyor mu ya da bir şeyin? İnsan karar vererek aşık olmaz. Sadece bir bakar, olmuş. Aşık olmak anlık bir şey. Birden her şeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı, birden tüm yemeklerin, çok daha lezzetli olduğu bir an bu. Hiç gülümsemedi, hiç gülümsemeyecek gibiydi. İyi bir gün batımından beklenebilecek her şey vardı oysa gökyüzünde. Tüm o sıcak renkler, hafif bir esinti ve parfümünün kokusu. O anda bir , örs düşse gökyüzünden, ancak dokuz gün dokuz gece sonra varabilirdi yeryüzüne. Bazen büyük farklılıklar insanları birbirine daha da yakınlaştırır. Bana kalırsa hayat, yanlış zamanda yanlış yerde olmaktan oluşur Bazı insanlar aile kurmayı öğrenirler. Yani buna değer verirler. Bazıları ise başka birtakım şeylere, değer verirler. Onlara değer
Film