Hz. Ömer'den şöyle rivayet edilmiştir: Bir gün Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem] sadaka vermemizi emretti. Tam da malımın olduğu bir zamana denk gelmişti. Eğer Ebû Bekir'i geçeceksem bugün geçerim, dedim. Malımın yarısını alıp sadaka olarak getirdim. Hz. Peygamber, "Ailene ne bıraktın?" diye sordu, ben de, "Onlara da bıraktım" dedim. Resûl-i Ekrem, "Ne bıraktın onlara?" diye bir daha sordu, ben de, "Bu kadar bıraktım" dedim. Hz. Ebû Bekir malının hepsini alıp geldi. Resûlullah, "Ey Ebû Bekir! Ailene ne bıraktın?" dedi. O da, "Allah ve Resûlü'nü bıraktım" dedi. Ben de, "Asla onu geçemeyeceğim" dedim.
263 Tirmizî, Menâkıb, 16
Abdullah bin Mes'ûd rivayet ediyor ki, Peygamber buyurdu: "İnsanlara bir zaman gelecek ki, kişi dinini korumak için tilki gibi bir yerden bir yere, bir dağdan bir dağa ve bir mağaradan bir mağaraya kaçacaktır."
Abdullah bin Arar bin As rivayet ediyor ki, Peygamber buyurdu ki: "İnsanların birbirlerine girdiklerini gördüğünüz zaman,” bunu söylerken mübarek parmaklarını birbirine geçirdi. "Yalnızlık köşesini bırakmayın; dilinizi koruyunuz; bildiklerinizi yapın, bilmediklerinizi bırakın. Kendi hallerinizle meşgul olun; âmme işlerinden elinizi çekiniz.”