Yardım isteyince, yardım edeceksin; borç isteyince vereceksin, fakir iseler, ellerinden tutacaksın; hasta olunca ziyaret edeceksin, ölürse, cenazesinin ardından gideceksin, sevinirse, kutlayacak- sın, üzülürse, taziye edeceksin. Komşunun rüzgârına mâni olmamak için, duvarını yükseltmeyeceksin. Taze meyva alınca ona göndereceksin. Göndermezsen, gizleyip onlara göstermeyeceksin. Komşu çocuklarının görmemesi için, kendi çocuklarının meyva alıp dışarda yememelerini tenbih edeceksin. Mutfağının kokusuyla onları üzmeyeceksin. Ancak onlara bir miktar gönderirsen olur." Yine buyurdu: "Komşuların hakkını bilir misiniz? Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, komşu hakkına riayet eden kimseye mutlaka Allah da merhamet eder,"
Hastanın elini elinin içine almalı, yahut elini alnına koymalı ve, “Nasılsın?” diye hatırını sorup bu duayı okumalıdır: "Rahman ve Rahim olan Allah adıyla başlarız. Kendisine hiçbir şey denk olmayan, doğurmayan, doğmayan ve samed olan Allah'ın adıyla, tutulduğun şeyin (hastalığın) şerrinden senin kurtulmanı dilerim."
Osman buyurur ki: "Ben hasta oldum. Peygamber hatırımı sormaya gelince, bu duayı birkaç kere okudu."
İsa (r.a.) buyurdu ki: "Kardeşi uyurken elbisesini alıp avret yerini açıkta bırakan kimse hakkında ne dersiniz?". Bunu kim reva görür" dediler, isa: "Siz bunu reva görüyorsunuz ki, din kardeşlerinizin aybını görüp de başkalarına açıyorsunuz", buyurdu.