“Ve içi lâvlarla dolu bu güzellik, kendisine Settar demiş, ismi üzerinde tasarruf etmişti. Kısalaştırmış, yenileştirmiş, benim'leştirmişti bu ismi. Ona yeni bir isim verirken kendine de o ismin sahibinin hayatında yer vermiş, bu yerin sahibini bu hakla efendileştirmişti.”