Bugün, ilk defa bir kitap yorumu yapıyor; aslında daha çok, bir kitapla ilgili derin düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Sıfır Noktasındaki Kadın kitabını bir saatte bitirdim, ama okurken içimdeki o tuhaf bulantı ve çaresizlik hissini paylaşmadan edemedim.
Kadın olmanın zorluğunu, o ağır yükü iliklerime kadar hissettim. Bazı gerçekleri bilirsiniz ama bazen tanıdık bir dosttan yüzünüze çarpılanlar daha derinden sarsar insanı. İşte tam olarak böyle bir duyguyla yazıyorum bunları. Firdevs’in, Allah’ın takdir ettiği o kaderin çizildiği kadın kimliğiyle ve doğduğu coğrafyadaki yaşam şartları beni derinden sarstı.
Kadın olarak cinsel obje olarak görülmek, ne yaparsanız yapın, o kimlikle birilerinin gözünde yer edinmek, maalesef yaşamın acı bir gerçeği. Kim bilir, belki bir yerlerde, kitabı okurken, Firdevs gibi acı çeken kadınları ve çocukları düşündükçe gözyaşlarıma hâkim olamadım.
Kitabı kapattığımda, derin bir huzursuzluk ve sorgulama hissiyle kaldım. Kadın olmanın ötesinde, bizler de birer insanız ve insan gibi yaşamak istiyoruz. Tüm Firdevslere selam olsun.
Sıfır Noktasındaki Kadın