"Yaşlı kadın kemikler üstüne şarkı söyler ve o şarkı söyledikçe,kemikler ete bürünür. Biz de bulunduğumuz kemiklerin üstüne ruh döktükçe oluşuruz. Özlemlerimizi ve hayal kırıklıklarımızı gençken olmaya alıştığımız şeylerin kemikleri üstüne ve gelecekte hissettiğimiz diriliş üstüne döktükçe ,dört ayak üstünde sağlamca dururuz.Ruh döktükçe yeniden canlanırız. Zayıf bir çözelti,eriyen narin bişey olmaktan çıkarız."