Kendimiz olarak varolma cesaretine sahip olunca suçlu hissederiz kendimizi, bu varoluşsal suçluluğu üstlenmemiz istenir. Her haliyle anlamsızlıkla yalnızca sonluluk ve suçluluk kaygısını kararlılıkla üstlenenler yüzleşebilir. Neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair herhangi bir kural ya da kıstas yoktur. Kararlılık, doğru olanı doğru kılar.
Kimlik, olduğumuz birşey değil, "oynadığımız" bir roldür. İnsanlar "ön sahnede" belirli bir kimlik maskesi takar, "arka sahnede" ise bu maskeyi çıkarır. Kimlik, bir yönetim sanatıdır.
Goffman
Kimlik, başkalarının diktiği elbiselerden oluşan yamalı bir bohçadır. Biz, bu yamaları o kadar uzun süre ve o kadar benimseyerek giyeriz ki dikiş izleri zamanla silinir ve biz o elbiseyi derimiz zannetmeye başlarız.