mahza

mahza
@Bilmiremi
Dileyen Rabbine doğru bir yol tutar Ne kitapsız ne kedisiz
Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: Arzı Mev'uda gitmektir. İsa: Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır. Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır. Sıra bizim Muhammed'e gelince: "Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir." demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; "Bu neden böyle, böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı" deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. Içimizden bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. Ikisi de saçma ve faydasızdır. Insan dediğin mahluk hicbir şey değiştiremez. Bunun için gönlünün rahat olmasını istersen gördüğün fenaliklarin bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirme sevdasına kapılma. Sonra en mühimi kendini halinden şikayet etmeye alıştırma. Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez, kendine etmiş olursun.
Sayfa 189 - Âmak-ı Hayal·Kitabı okudu
Edebiyat
mahza
Bulmuş olmanıza sevindim sayfasını belirtirseniz ben de not alayim
Reklam
Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: Arzı Mev'uda gitmektir. İsa: Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır. Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır. Sıra bizim Muhammed'e gelince: "Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir." demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; "Bu neden böyle, böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı" deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. Içimizden bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. Ikisi de saçma ve faydasızdır. Insan dediğin mahluk hicbir şey değiştiremez. Bunun için gönlünün rahat olmasını istersen gördüğün fenaliklarin bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirme sevdasına kapılma. Sonra en mühimi kendini halinden şikayet etmeye alıştırma. Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez, kendine etmiş olursun.
Sayfa 189 - Âmak-ı Hayal·Kitabı okudu
Edebiyat
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
mahza
Bilmiyorum ki. Kitapta o kitapta böyle bir paragraf geçtiğinden bahsediyor
Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: Arzı Mev'uda gitmektir. İsa: Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır. Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır. Sıra bizim Muhammed'e gelince: "Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir." demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; "Bu neden böyle, böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı" deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. Içimizden bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. Ikisi de saçma ve faydasızdır. Insan dediğin mahluk hicbir şey değiştiremez. Bunun için gönlünün rahat olmasını istersen gördüğün fenaliklarin bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirme sevdasına kapılma. Sonra en mühimi kendini halinden şikayet etmeye alıştırma. Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez, kendine etmiş olursun.
Sayfa 189 - Âmak-ı Hayal·Kitabı okudu
Edebiyat
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
mahza
O kitap şuan yanımda değil o yüzden bilmiyorum malesef
Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: Arzı Mev'uda gitmektir. İsa: Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır. Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır. Sıra bizim Muhammed'e gelince: "Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir." demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; "Bu neden böyle, böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı" deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. Içimizden bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. Ikisi de saçma ve faydasızdır. Insan dediğin mahluk hicbir şey değiştiremez. Bunun için gönlünün rahat olmasını istersen gördüğün fenaliklarin bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirme sevdasına kapılma. Sonra en mühimi kendini halinden şikayet etmeye alıştırma. Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez, kendine etmiş olursun.
Sayfa 189 - Âmak-ı Hayal·Kitabı okudu
Edebiyat
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
mahza
Kuyucaklı Yusuf'ta Amak-ı Hayal'de yazan bu örneği vermişler. Amak-ı Hayal'den alıntılanmış.