"Bismillah, dedi Süleyman. Benim Allah'ım vardır ve tektir, demek...Besmele var oluşun virdidir...Bismillah var edicinin şanını bize bildiren şifredir...Besmele var oluş kelamı, Kudretin nurlu kalemidir Ey Belkıs..."
......................................................................... "Melikenin kalbi üzerinde parlak kırmızı gelincikler göğerdi.Âleminde yeni sürgünler boy verdi...Kehribar renkli çöllere revan oldu Belkıs. Süleyman yurduna gidiyordu.Aşka gidiyordu...Saman alevi gibi yanıp tükenen aşklar, bitişiyle muhatabını perişan eden tutkular ne kadar da sığ ve sönüktü.Belki de bu yüzden o yaşına kadar aşka izin vermemişti. Geçit vermez dağlar gibiydi yüreği. Günübirlik sevmeler ona sönük gelmişti hep..."
....................................................................
"Gözlerinden yaşlar akıyordu Sebe Melikesinin. Daha fazla direnmek anlamsızdır.Süleyman'ın Rabbine teslim oldu...Besmeleye olan hürmetim hatırına bu yüce bahta ermiş bulunmaktayım. "Tövbe Rabbim! " dedi.Sebe ahalisini ve Melikesini affeyle! "
"Günümüz ve kazı sonucu bulunan tabletlerle 2700 yıl öncesi Geç Hitit döneminin benzerliğinin, insanların acımasız, cani ve ne yazık ki ölümseverliğinin hiç değişmediğinin ve insanlara bu konuda ayna tutmada kullanılan iki farklı zamanda iki farklı yöntemin(Patasana tabletleri ve peş peşe işlenen planlı cinayetler) harikulade bir kurguyla anlatımı...