Orhan Karaveli

Orhan Karaveli

Yazar
8.8/10
46 Kişi
·
112
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.748
Gösterim
Adı:
Orhan Karaveli
Unvan:
Türk araştırmacı-yazar
Doğum:
Ankara, 1930
Orhan Karaveli (d. 1930, Ankara), Türk araştırmacı-yazar...
1930 yılında Ankara'da doğdu. Galatasaray Lisesi (1937-1949), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1949-1954) ve Londra Politeknik Okulu'nda (1956-1957) öğrenim gördü...
Yeni İstanbul, Milliyet, Vatan ve Cumhuriyet gazetelerinde yazdı. Üyesi olduğu Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin çeşitli başarı ödüllerini kazandı...
"Elbette arar insan kendini!" demişti. "İnsan ömrü zaten kendini aramakla geçmiyor mu? Atina Akropolü'nün alnına boşuna mı yazmışlar Sokrates'in 'Kendini ara' özdeyişini? Fransız hocalarınız size 'Connais-toi, toi-meme' sözünü öğretmediler mi? 'Kendini tanımak' kendini 'bulmakla' mümkündür. Bulmak için de durup dinlenmeden aramalıyız!...
Zaten bu toplum, aydınları, ileriyi görenleri, erken doğmuşları yiyerek geliştiği içindir ki ilerleme kaplumbağa hızına eşit olmaktadır. Bu düzensiz toplumda mert insanın, iyi insanın, aydın insanın manevra alanı çok dardır.
"İşte o günden beri bir takım insanlar büyük kitlelerin beynini mistik ve metafizik düşüncelerle bağlayarak yoksul insanları emirlerinde kullanıyorlar ve kocaman tapınakları da bunun için yapıyorlar!"
Sen ilkbaharsın, ben ise sonbahar. Bunların ikisi de bahardır ama bir araya gelmezler, gelemezler !..
Orhan Karaveli
Sayfa 184 - Celâl Yalınız
Memlekete hizmet etmek istiyorsan, bunu kimseye duyurmadan, belli etmeden yapacaksın. Aksi halde, ne yapar ne eder engellemeye çalışırlar.
Orhan Karaveli
Sayfa 188 - Celâl Yalınız
Sakallı Celal her gittiği yerde softalarla çatışır, bu yüzden olüm tehlikeleri de atlatmıştır. ama onu sakıncalı bulanlar, sadece bilgisizler değil, sözümona aydınlardır da. Öğretmenlik ettiği geri bir taşra kasabasında, Sakallı Celal öğretmenler odasına Avrupalı bir böcek bilginini toprakta incelemeler yaparken gösteren bir fotoğraf asmıştır. Bir gün sonra gelir bakar ki, duvarda fotoğraf yok. Sorar soruşturur; meğer öğretmenler bilginin şapkasından tedirgin oldukları için kaldırmışlar fotoğrafı. Bunu öğrenince Sakallı Celal bağırır onlara, "Ulan" der, "adam sizin hatırınız için güneşin altında başı açık mı çalışsın?"
Anadolu'da Fransızca hocalığı yaparken öğrencilere futbol oynatıyordu. Bir yobaz hocanın "Bu oyun dine aykırıdır... Kerbela'da şehit edilen İmam Hüseyin'in başını düşmanları böyle tekmelemişlerdi" dediğini duyunca yobazı dövdü. Azlettiler....
Çünkü bizler, tıpkı demokrasi gibi, sosyal adalet gibi komünizmi de komünisti de bir türlü bilemiyor, anlayamıyor, öğrenemiyoruz. Bundan dolayı "komünist" lafını bir meyhane küfrüne, "komünizm"i de çocuk masallarının umacısına benzettik...
360 syf.
·9/10
Türk düşünür Celal Yalnız'ın biyografisinin yanında Osmanlının son yılları ve genç Cumhuriyetten portlerin verildiği gayet güzel bir araştırma inceleme kitabı olmuş. 1886 doğumlu Sakallı Celal, Galatasaray mezunu, Tevfik Fikret'in öğrencisi ve dostu, kimler yokki arkadaşları arasında, Hamdullah Suphi, Ali Yar, Ali Sami Yen, Haldun Taner ve Orhan Veli. Bu kitap, tüm hayatı boyunca bağnazlığa ve yobazlığa karşı durmuş bir garip insan hikayesi.
360 syf.
·3 günde
Sakallı Celal, Bahriye nazırı Hüseyin Hüsnü ile lise mezunu modern bir kadın olan Ayşe Melek’in 1886-1962 yılları arasında yaşamış oğulları Celal Yalınız’ın yaşam öyküsünü anlatır.

Yazar Mahmut Celal’in ‘farklı yaradılış’ta olduğu küçük yaşlarda belli olmuştu der. Daha ilkokuldayken Bahriye Mektebi’ne giden ağabeylerinin kitaplarını Fransızca olanlar da dahil okuyup anlamaya çalışır, Fransızca öğrenmek istediğini ailesine söyler. Galata Sarayı Mekteb-i Sultanisi’ne başladığında mükemmel Fransızcası ile “Hazırlık okumaya gerek yok Fransızcam yeterlidir ”diyecektir.

Kitabın kapağındaki lakabının hakkını veren upuzun sakallı pejmürde görünümüyle tezat oluşturan bir mikrop kapma korkusu vardır Sakallı Celal’in. Dostlarıyla tokalaşmaktan, otobüse, tramvaya binmekten sakınır, davet edildiği sofralarda çatalı kaşığı bir daha siler, bunu karşın bir de suya karşı da korkusu vardır. Bazı kişiler tarafından garip bulunmasına karşın devrin seçkin kişileri, okul arkadaşları onu el üstünde tutarlar, toplantılarda büyük bir hitabet yeteneğine sahip bu özgün kişiyi dinlemekten büyük zevk alırlardı.

Üsküp’te öğretmenlik yaparken halk tarafından öğrencilerine aklın ve bilimin doğrultusunda açıklamalar yaptığı için gerici kişileri karşısına alır. Okula futbol sahası yaptırınca tepkiler üzerine görevinden alınır. Çünkü o dönem Üsküp’te bile futbol oynamak günah olarak görülüyordu. Özgün kişiliğinden, ilkelerinden ödün vermez, karşısındaki kim olursa olsun sözünü esirgemez. Bu uğurda yeri gelir, çeker gider. Öğretmenlik, hamallık, ateşçilik, çımacılık, fabrika işçiliği gibi birçok işte çalışır, işçilere bilgi birikimini aktarır, paraya önem vermez okulda öğretmenlik yaparken öğrencilerine ihtiyacı olanın askıdaki ceketinden para alabileceğini söyler. Maddi zorluk içinde olan bir işçiye para yardımı yaptığı için komünist olduğu gerekçesiyle polise ihbar edilir. Olaylar karşısındaki söylemleri akıllarda yer etmiştir.

Ülkemizin ilk sosyalistlerinden, yazdığı vasiyetinde Atatürk’ü sevdiğini belirten, tanınmış birçok kişiyle yolu kesişen, özgürlüğünden ödün vermeyen, akılcı, çağdaş, insancıl, sevecen, kahraman kişinin yaşamını okumak çok zevkliydi. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan biri. Siz de en kısa zamanda onu tanımalısınız.
188 syf.
·Puan vermedi
Gazeteci Orhan Karaveli'nin bir bakıma kendi hayat hikayesi ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Türkiye'den manzaralar, güzel bir dille anlatılmış, özellikle kitabın içindeki resimler ayrıca ilgi çekici. Yakın tarihimizden böyle anı kitapları okumayı seviyorum, günümüz siyasilerini tanımak için çok katkısı oluyor.
360 syf.
·9/10
İlk olarak Hasan Hüseyin KORKMAZGİL ve Sabahattin ALİ ile olan dostluklarında adı geçince bu Sakallı Celâl kimdir diye merak salmıştım.

Osmanlının son dönemleri ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ki tüm kalburüstü ' aydın ' çevreyle tanışıklığı bulunan kendisini anlayanlarca sıkı ahbablık kurmuş bir şahsiyet.

Bahriye Nazırı Paşanın oğlu olmanın verdiği tüm imtiyazları reddederek, inandığı doğruların peşlnde masal tadında bir hayat gütmeyi seçmiş birinin hayatını anlatan araştırma-inceleme kitabı.

Anadili gibi Fransızca konuşan, temizlik mikrop takıntıları had safada olan, mikrop kaparım endişesiyle insanlarla el sıkışmaktan ve sudan itina ile kaçınan, sırf takıntılarından dolayı gittiği her yerde çatalı kaşığı peçete ile silen, misafir olarak gittiği evde ( dönemin en kodamanlarından biri ) deri koltuğa oturmadan önce bile cebinden mendilini çıkartıp kendine altlık yapan, tüm bunların yanında yirmili yaşlardan itibaren hiç kesmediği sakallarından dolayı Sakallı Celâl lakabıyla bilinen, nevi şahsına münhasır Celâl Yalınız...

Kurtuluş Savaşından sonra eğitimli insan sayısı çok az ken Kastamonu, İzmit, Ankara ve İStanbul'da öğretmenlik yapmıştır mektebi sultan-i mezunudur. Tüm öğretmenliklerinden uzaklaştırılmıştır, burada en büyük etmenler; yobazlarla olan gericilik karşıtı mücadeleleri ve Mustafa Kemal döneminin yanlışlıklarını dobra dobra söylemesidir.

Kelimenin tam manasıyla bir halk kahramanı...

Çok beğendiğim bir kitaba dokuz yıldız vermek zorunda kaldım. Bunun sebebi yazarın Sosyalist olduğu aşikâr olan Sakallı Celâl'i ( Türkiye Komünist Partisi yöneticiliği yapmış, Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Partisi önder kadroluğu yapmış, Sovyetlerde ki 4. Komitern'e katılmıştır. Nazım Hikmet Ran'ın Hocasıdır. ) koyu bir kemalist olarak göstermesinden kaynaklıdır. Bu yanlı anlatımı ara ara parağraflarda kendi yorumu olarak okuyucunun karşısına çıkmaktadır.
228 syf.
·64 günde·10/10
Atatürk'ü yaşarken görmüş, onunla sohbet edebilmiş ve hala yaşayan bir kaç değerli isimden biri olan Orhan Karaveli'nin bu değerli anlara ve cumhuriyetin ilk yıllarına dair anıları ile birlikte dünü bugünü Atatürk'ü değerlendirişi. Her satırı okumaya değer, neslimizin çocuklara şevkle okutması gereken bir anı kitabı. Atatürk sevgisini çok güzel dile getiriyor. anılarında çarpıcı detaylar var. Kalemine yüreğine sağlık Okuyun okutturun.
228 syf.
·3 günde·10/10
Gazi Mustafa Kemal Paşamızı görmüş bir 'çucuk'(Atatürk'ün Selanik ağzıyla söylediği şekliyle) ve babasının anlattıklarını okurken sanki onlarla berabermişim gibi hissettim...Herkese tavsiye ederim çok güzel ve huzur veriyor bu kitap okuyucusuna :)
360 syf.
·10/10
Çok merak ettiğim bir karakteri nihayet okuyup öğrendim. Sakallı Celal ülkesine ve milletine sevgiyle hizmet etmek isteyen,naif, dürüst aydınlarımızdan bir tanesi. Bu coğrafyada ne kadar çok insanı kırıp dökmüşüz, küstürmüşüz, anlamamışız, itmişiz... Ne çok değeri bilinmemiş insan hikayelerimiz var... Hiç olmazsa onların değerlerini yaşatarak, onların emeklerine bir katkıda bulunabiliriz. Bize bıraktıkları miras budur.
224 syf.
·3 günde·9/10
İlhan Selçuk'u Cumhuriyet gazetesindeki Pencere adlı köşesindeki yazılarıyla tanımıştım, sadece onun penceresinden yansıyan düşünceleriydi tanışıklığımız, ne eksisi ne de fazlası. Ona dair başka bir fikrim yoktu açıkçası. Karaveli'nin bu kitabıyla başka bir pencere daha açıldı onun dünyasına, ona dair birçok bilgi öğrendim, sanki tanıdığım birinin arkadaşlarıyla sohbet edip onlardan onu dinlemiş gibi oldum.

Kitap 3 bölümden oluşuyor. İlk bölümü ailesinin ağırlıklı olduğu, kendi özel yaşamına dair detayların yer aldığı kısım. Özellikle kız kardeşi Ülfet'in anılarından dinlediğim kardeş ilişkilerine tanıklık ettiği, annesiyle mektuplaştığı kısımlar benim en sevdiğim satırlardı. Abisi Turhan Selçuk'a ait fazladan bilgi alabilmek de benim için artı bir güzellikti. İkinci bölümde ise arkadaşlarının anılarında, mektuplaşmalarında kendisine ait izlerin üzerinden gidiyorsunuz. Hatta kitapta bir bölümde bir tanıdığın 'mektuplar bir dostun size iç dünyasını gösterir, içtensizlik yoktur, yaşamının izleri vardır.' ifadesi vardı, gerçekten de ailesine ve tanıdıklarına yazdığı mektuplarda o içtenliği hissediyorsunuz. Kendi iç dünyasının penceresini araladığını ve onun dünyasından size samimiyetinin sıcaklığının yansıdığını hissediyorsunuz. Kitabın son bölümünde ise ölümüne yakın zamanların kaleme alındığı kısım, hatta o zamanlar kaleme aldığı birkaç köşe yazısını da okuyup yazarın üslubunu hatırlıyorsunuz. Ve İlhan Selçuk'un bize kendini anlattığı o pencere kapanıyor ve siz kendinizi bu kitapla ona bir adım daha yaklaşmış hissediyorsunuz.

Kitabın anlatımı, dili çok akıcıydı, mektuplarla ve anılarla ilerlemesi daha akıcı olmasını sağlamış, ayrıca fotoğraflarla desteklenmesi o an bahsedilen anı gözünüzde canlandırmanıza fırsat veriyor. Kendi el yazısıyla yazılmış ufak notlar da birebir elimdeymiş gibi hissettirdi. Kendisinin şiirlere olan sevgisinden dolayı da birçok sayfada farklı şairlerin şiirlerine yer verilmiş, şiir seven benim de bildiğim dizelerde aynı duyguları paylaşmak güzeldi.
228 syf.
Kitabın yazarının Atatürk hayranlığının altında yatan sebepler ile beraber yazarın babasının, yazarın ve arkadaşlarının Atatürk ile karşılaşmaları, bunlar üzerine değerlendirmeler kitapta yer almaktadır.
240 syf.
·21 günde·Beğendi·10/10
İlk baskısı 1981 yılında Tarık Dursun K.’nın sahip olduğa Koza Yayınları'ndan çıkar. 12 Eylül Dönemi koşullarında 'Vatan Haini' ilan edilen şair hakkında yazmak hatta farklı yönleriyle 'Nazım Hikmet' portresi çizmek ne derece kolaydır bilinmez ancak Nazım'ı başka bir profilden tanımak isteyenler için oldukça kapsamlı bir çalışma...
Orhan Karaveli'nin kitabında Uluslararası Doğu Bilimciler Kongresinde tanıştığı 'Yurt ve yurttaş özleminin somutlaşmış anıtı' olarak bahsettiği Nazım'la idelojisi, yurt özlemi gibi bilinen çizgilerin dışında birgün mutlaka farklı bir bakış açısına sahip olarak okunmak isteğine sahip bir 'yazar'ın bilinmeyen yanlarına tanıklık edersiniz.
...
Henüz çocuk yaşında 'Kalbe muhabbette buldum ilacı
Ben de müridinim işte Mevlana...' diyecek kadar güçlü bir şairin hayatını dönemi içinde değerlendirmek isteyenler için okunması gereken bir kitap... İyi okumalar...

Yazarın biyografisi

Adı:
Orhan Karaveli
Unvan:
Türk araştırmacı-yazar
Doğum:
Ankara, 1930
Orhan Karaveli (d. 1930, Ankara), Türk araştırmacı-yazar...
1930 yılında Ankara'da doğdu. Galatasaray Lisesi (1937-1949), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1949-1954) ve Londra Politeknik Okulu'nda (1956-1957) öğrenim gördü...
Yeni İstanbul, Milliyet, Vatan ve Cumhuriyet gazetelerinde yazdı. Üyesi olduğu Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin çeşitli başarı ödüllerini kazandı...

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 112 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 100 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.