Bir yanım da sürgün sancısı, bir yanımda ebedi zulüm taşıyorum.
karanfil kokulu sabahlardan, korkunç muhtıra kokulu akşamlara.
Bir gün, sıra bana gelecek biliyorum ama…
Ne korkmayı biliyorum, ne sessiz kalmayı.
Uğur Akbulak
Dilim, olmaz olası kör olası dilim.
Konuştuk düşman olduk,
Sustuk perişan olduk,
İsyan ettik, baş kaldırdık kahpe düzene, terörist olduk.
Türkü söyledik sürgün olduk,
Halkız biz dedik,
hak istedik, Hayın olduk.
İnsanın "ana dili" öz kimliğidir.
Kimlikten vazgeçilir mi ?
Vazgeçmedik.
Lakin ne çok öldük.
Uğur Akbulak
Ahh bir bilsen…
sana özlemle, sana hasretle, kaç yüz bin yıl yaşamışım, ağaran kirpiklerinin kıyılarında.
Bir şiir yazmış, milyon kere adını sayıklamışım.
Bir türkü yakmış, ölü bedenimle omuzlarda taşınmışım.
Öğrendimki, bana yaşamak yalnızca senin gülüşünden ibaret.
Uğur Akbulak
İşte hayat, işte ben, işte sen, işte biz…
paramparça patlayan, yek vücutta bir yürek.
Hünerli ellerde bir kurtuluş, bir kıyamet güneşi.
Sorgusuz, dizgisiz ve’de kuralsız bu aykırı dünyanın çekirdeğinde,
Kendi tohumuyla filizlenip harlanan, bir haysiyet ateşi.
Uğur Akbulak
Bütün şairler farklı savaşların birer neferi gibiydiler.
Kimi kalemini zindana ışığa tuttu,
Kimi gurbette, sürgünde tükenip bitti,
Kimi kör bir ütopyanın peşinden koşupta gitti,
Kimi ise, omurgasızlığı boynuna asıp o kalemini bir pula sattı.
Uğur Akbulak