Evet, "Derdimiz varsa dermanımız da içimizde saklı. Marifet bulabilmekte" demiştim o günlerde. Bazen azıcık eziliyoruz, suyumuz çıkıyor ama yine de dermanımızı buluyoruz.
Tüm ağaçların hızla kesilerek rezidanslara, yazlıklara dönüştüğü şu günlerde aslında ihtiyacımız olanın deniz kenarında bir yazlık ya da 50 metrekare daha büyük bir ev değil, doğanın ta kendisi olduğunu görüyoruz. Aradığımız huzur, dinginlik, sakinlik, yalınlık doğada saklı. Hızla yok edilen doğada. Kaybediyoruz dostlar, dinginliğimizi kaybediyoruz çünkü doğayı kaybediyor, dört duvar arasına sıkışmış hayatlar kuruyoruz. Aslında tek ihtiyacımız olan daha fazla yeşil, daha fazla toprak kokusu. Çünkü şifa doğada, çare doğada, kaybettiğin sen doğadasın.