Ayfer Tunç ile tanıştığım kitap oldu Annemin Uyurgezer Geceleri. Kısmen Cumhuriyet öncesi ve sonrasında kadınların yaşadığı zorluklara da yer verdiği hikaye, gerçekten ilgi çekici ve okunmaya değer. Okurken ülkemizin toplumsal yapısı hakkında farklı bir bakış açısıyla bakma fırsatı da yakalıyoruz. Yer yer gereksiz detaylar olduğunu düşünsem de, Ayfer Tunç ile bu kitap sayesinde tanıştığım için memnunum. Umarım bu tadı okuma listeme aldığım diğer kitaplarında da bulabilirim. Ayfer TunçAnnemin Uyurgezer Geceleri
İnsan suyu bilmeyen balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu. Hayat mecbur bırakmadıkça insan hayatı boyunca hayatını sorgulamıyordu, sorgulamak için bir sebep gerekiyordu. Hayat pek çok kişiye bu sebebi veriyordu aslında; tesadüf sandığımız karşılaşmalar, kaderin oyunu sandığımız olaylar hayatın GÖR deme biçimiydi. Ama çoğunluk görmezden gelmeyi tercih ediyordu, hayatın akıntısının içinde kaybolup gidiyordu ya da büyük bir kayaya çarpıp parçalanıyordu.
İnsan yalnızlığa yazgılı bir varlıktı. Benim içime dokunansa insanın yalnızlığa yazgılı bir varlık olması değil, yazgısını bu kadar derin bir yerden bilmesiydi. İnsan, öleceğini bilen tek canlı olduğu gibi, yalnızlığının bilincinde olan tek varlıktı ve ömrü tıpkı ölümü inkar etmeye çalışmak gibi yalnızlığını inkar etmeye çalışmakla geçiyordu.