Yazarın çok ses getiren Değersiz Bir Hayat romanını acayip merak ediyordum ama hem kalın olmasından hem de kaleminin tadını algılayabilir miyim endişesiyle okumayı hep erteliyordum. Merakıma daha fazla engel olamadım ve dayanamayıp işe son eserinden başladım. Kalınlığı gözünüzü kesinlikle ama kesinlikle korkutmasın arkadaşlar eser kaymak gibi kayıp gidiyor. Yazarın kalemi muhteşem ötesi gelecek aylarda en merak edilen eser de okunacak kesinlikle!!
Esere gelecek olursak :
Eserde farklı zaman dilimlerinde kurgulanmış 3 olay anlatılıyor ;
1893
Eşcinsel evliliğin yasal olduğu olayının işlendiği bu bölümde iki kişi arasında kalan eşcinsel veliaht David Brightom' ın yaşadıklarına şahit oluyoruz.
1993
Babasının AIDS hastalığını herkesten gizleyip yaşça büyük zengin sevgilisiyle yaşamını sürdürmeye çalışan genç avukat David Brightom' ın hikayesini okurken maalesef ki kopuk baba-oğul ilişkisine tanık oluyoruz.
2093
İşte bu bölümü okurken nutkunuz tutulabilir çünkü gelecekte olan olayları nasıl sanki bugünün devamı şeklinde kurgulamış diye düşüncelere dalıyorsun. Daha açık konuşmak gerekirse; 2016 yılında yazılmış olmasına rağmen koronavirüs benzeri virüsün dünyaya yayıldığını ve bunun önüne geçilemediğini okurken işte durdurulamasaydı bizim sonumuz diyorsunuz. İşte bu salgından kurtulan Charlie'nin bu süreçte yaşadıklarına tanık oluyoruz.
Son olarak diyorum ki bu cehennem gibi dünyada kendi cennetlerini yaratmaya çalışan kahramanlarımızın sıradışı hikayelerine tanık olmakta gecikmeyin bence arkadaşlar!! Şimdiden keyifli okumalar..
Cennete, birbirlerine bağlı üç bölümden oluşan kesinlikle yol gösterici ve yaratıcı bir eser. İlk bölüm tarihi, ikinci bölüm dramatik, üçüncü bölüm ise spekülatif bir kurgudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde spekülatif kurgunun gerçek dünya ile ilişkisi salgın teması üzerinden ortaya koyulmuştur. Toplum üç bölümde de belirli bir ideoloji doğrultusunda yönlendirilmektedir. Bu nedenle bireyler kendi özgürlüklerini (fiziksel ya da duygusal) arama peşindedirler. Totaliter sisteme bağlı kalmadan kendi cennetlerinin arayışındalar demek daha doğru olabilir.
1893 yılında, alternatif bir Amerika gerçekliğinde, New York şehri herkesin istediği gibi yaşayabildiği ve görünürde istediğini sevebildiği Özgür Eyaletler’in bir parçasıdır. Saygın bir ailenin genç evladı, münasip taliplisi ile parasız ama çekici bir müzik öğretmeni arasında kalır.
1993 yılında, AIDS salgınının zirvesinde Hawaiili bir genç, babasının yaşadığı kaderi en yakınlarından bile gizler.
2093 yılında, totaliter bir rejimin distopik dünyasında, önemli bir doktorun torunu büyükbabasının ölümüyle ve kocasının ortadan kaybolmasıyla baş etmeye çalışır.
Yazarın farklı zaman dilimleri üzerinden olay örgüsünü detaylı işlemesi ve bölümler arasındaki bağlantıyı benzerliklerle yakalaması oldukça başarılıydı. 904 sayfa olmasına rağmen dolu dolu ve akıcıydı. Kurgusal kopukluk yoktu. Fiziksel acının başlangıç noktası olan zihinsel acıyı taşıyan karakterlerin özellikleri çok net şekilde yansıtılmıştı. O nedenle karakterlerle güçlü bir bağ kurabildim. Sayfalar arasındaki duygular yaratılan karanlık atmosferde bile yoğun şekilde hissediliyordu. Bizi insan yapan aşkı ve yalnızlığı irdelemesi, bunu anlatım tekniği kesinlikle ustacaydı. Üç bölümde de farklı karakterler için aynı isimleri (David gibi...) kullanması ve aynı mekanları
Üç ayrı yüzyılda, üç farklı versiyonda cesur ama zarif bir ütopya.
Roman tecritlerin ardındaki güdülerin hakkında belirsiz liberal varsayımlarını incelemeyi hedef alıyor.
Sömürgecilik, ırkçılık, cinsiyetçilik konjonktüründen birey, aile, toplum ilişkileri. Tutkular, duygular ve sorgulamalar üzerine bir #kayıpzamanınizinde , aynı zamanda kayıp Hawaii krallığı için bir ağıt.
Sene 1890 , Washington Meydanı, iç savaş sonrası…
Kuzeydoğu eyaletleri ABD'den ayrılmış #eşcinsellik üzerindeki tüm damgalardan sıyrılmışken “Özgür Devletler" vatandaşlarının çoğu aynı cinsiyetten ilişkileri seçiyor.
Bir bankacılık imparatorluğunun hayalperest ve züppe çocuğu olan esas kahraman David Bingham, iki potansiyel partner arasında ve bir seçimle karşı karşıyadır: Özgür Devletler'de yaşama garantisi ya da batıya, bilinmeyene, yani cennete doğru bir yolculuk.
Sene 1980, pandemi zamanı, kuşatma altında bir şehir…
Bölüm patronu ile yarı yasadışı bir ilişki yürüten avukat adayı başka bir David Bingham hakkında.
Bu bölümde David’in, Hawaii'deki en eski ailelerden birinden olduğunu keşfediyoruz.
ABD'nin Hawaii'yi ilhakının karanlık tarihini ve Amerikan kapitalizminin Hawaii'nin benlik algısını nasıl çarpıttığı okuyoruz. Maddi kaynaklar fetişi ve lüksün kutsanması ışığında yaşanan bir nesil ve sınıf çatışması okuyoruz.
Ve can açıcı üçüncü bölüm!
Sene 2090, dünyayı kasıp kavuran korkunç zoonotik salgınlardan birinden kurtulan Charlie tarafından anlatılıyor.
2070 salgınında iyileştirmek için kullanılan ilaçlar zihnini yarı yarıya yok etmiş.
Dünya Pekin'den yönetiliyor ve klasik distopyanın tüm izlerini taşıyor.İnternet yok, basın devlet kontrolünde, kitaplar yasak,gizli polis insansız hava araçları kullanarak insanları gözetliyor.
Tam bir #bigbrother sorunsalı.
Yanagihara cinsellik, ırkçılık
CenneteHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 2023106 okunma
Farklı bölümlerden ve yaşamın farklı zaman dilimlerinden oluşan kitap ilk olarak Washington Meydanı ile karşılıyor okuyucusunu. Yavaş yavaş kimin kim olduğunu anlayarak ilerledim. İlk bölüm daha çok David ve büyükbabası çerçevesinde ilerlerken, birçok kişi ve detayı da öğreniyorsunuz.Kitabın ilk bölümünün geçtiği dönem itibariyle 1800'lü yılların sosyal, kültürel ve ekonomik zeminini de görüyorsunuz. O dönemin dekorunu yazar öyle güzel vermiş ki, kendinizi tam da orada hissediyorsunuz. Bir dönem filmi gibi, okuduklarınız zihninizde canlanacak eminim.
İhtişamlı ve saygın bir yaşamın içinde, mütevazı bir hayat yaşayan biriyle karşılaşmak ve onun yaşamına uzanmak, her iki taraf için de çok çekici bir deneyim oldu zamanla. İki arada kalmak ne kadar da zor yaşamda. İki kişi arasında kalmak ve bir karar vermek, bazen çok yaralayıcı olabilir. David, Charles ve Edward... Üstelik o yıllarda birbirlerini sevmenin bazı yerlerde suç olduğu düşünülürse, hapis yatabilir hatta canlarından olabilirlerdi. Birey olarak özgür ama çift olarak özgür olunmayan yer ve zamanlar...
Yaşam bazen seçim yapmayı zorunlu kılar. Belki de en çok insanın, yeryüzünde kendi cennetini bulması için...
Kitap zaman çizelgesinin farklı dönemlerinde geçiyor. 1800'lü yıllardan 2093'lü yıllara değin içindeki bölümleri okurken, çok farklı dekorlarda karşınıza çıkıyor. Sınıfsal farklılıklar ve düşünce sistemi gibi kavramlar dahilinde birçok karakter yaratmış yazar. Tabiki her birinin kendine özgü hikayeleri ile. Yazarın kitabın içinde sunduğu bir döngü var ve sayfalar ilerledikçe manzara daha da netleşiyor.
Herkes kendi cennetini kurmak ve orada yaşamak için son nefesine kadar mücadele veriyor olmalı. O cenneti kurabilene ya da bulabilene ne mutlu... Belki de en önemlisi bulma isteğinden öte, bulacağına olan
CenneteHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 2023106 okunma
Binlerce kitap okudum. En beğendiğim kitaplarda ilk beşe girer Değersiz Bir Hayat.
Yazarın yeni kitabı çıkınca hemen aldım.
Bir yazarın ilk kitabı muhteşem olsun da son kitabı böyle olsun. Ben sevmedim.
CenneteHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 2023106 okunma
Bayıldım. Uzun zamandır bu kadar kaliteli bir distopya okumamıştım. 900 sayfanın tek bir sayfasında bile sıkılmadım. Bu kitap bana birbirinden farklı hayatların; salgın hastalık, sömürgecilik, despotizm gibi dünya tarihini şekillendiren olgularla nasıl aynı umutsuz noktalara evrilebileceğini; yalnızlığın, hüznün ve sevginin nasıl zamandan ve mekandan bağımsız olduğunu gösterdi.
Yok daha fazla katlanmam mümkün değil. Yarım bırakmayı hak eden bir kitap oldu. Bu kadar... Öff bunca sayfaya zaman ayırmak da ayrı bir israf oldu. Kimseye önermiyorum. Pohpohlandığı kadar da değil zaten
CenneteHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 2023106 okunma