"Ben aşkta daima high life’ı hedefledim ve bir daha oradan aşağı inmek istemedim. Aşk, bir Bach kantatı gibi içten ve olgun olmalıydı, en iyisi hep baştan başlayan bir kantat gibi, da capo, fakat ad infinitum."
Gemini diyor ki;
1. "Aşkta daima high life’ı hedefledim..."
Buradaki "high life" sadece lüks ya da sosyetik bir yaşam anlamına gelmiyor. Duygusal, entelektüel ve ruhsal olarak "en üst perdeyi", aşkın en nitelikli, en rafine ve en coşkulu halini kastediyor. Yazar, aşkta sıradanlığa, "idare etmeye" ya da o ilk baştaki muazzam yüksekliğin zamanla sönüp gitmesine razı olmadığını söylüyor. Bir kez o zirveyi (high life) gördükten sonra, altındaki hiçbir seviye onu tatmin etmiyor.
Handan ོ Özetle;
Metin bize şunu söylüyor: Gerçek aşk, zamanla eskiyen, monotonlaşan ya da dibe vuran bir şey olmamalı. Aksine, o kadar olgun ve o kadar köklü olmalı ki (Bach kantatı gibi), her gün birbirinizi yeniden sevmenin o ilk taze ve yüksek coşkusunu (da capo) sonsuz bir döngüde (ad infinitum) yaşayabilmelisiniz.
Aşkın zirvesinden (high life) asla aşağı inmemenin yolu, onu her gün en baştan, ama aynı olgunlukla yeniden inşa etmektir.
Asla fazla bir şey istemedim bu hayatta ya da daha doğrusu herkes kadar istedim ama hiçbir şey ya da çok az şey elde edince de ne varsa onunla yetindim.