Taşları ve ağaçları bile vecde getiren o huzurda bulduğu hâli, bizzat Sahâbi tarif etsin: "Öyle derin bir sükût ,dikkat, aşk ve edeple dinlerdik ki O'nu, sanki başımızın üstüne konmuş bir kuşu ürkütmekten çekinir gibiydik."
O, Allah'ın sevgilisi...
Nasıl sevilmezdi; ve sevilince nasıl sevilirdi?
Büyük ve Temiz Hatice, O'nu işte böyle severdi. O'nun fikirlerinde, zevkinde, mizacında, şahsiyetinde fâni oldu; O'nun huzurundan, rahatından, hazzından ve rızasından başka bir gâye tanımadı.
Ama bir de şu var Liza : İnsanın gözü yalnızca kederi ve acıyı görür de mutluluğu fark etmez.Düşününce, mutluluktan da yeterince payımızı aldığımızı görürüz.