Kitabın ismini gördüğünüzde zaten kitabı illaki merak ediyorsunuz. Müthiş bir hikâye ve şahane bir kurgu.
Nergis Kadın'ın oğlu Ali Rıza ile tanıştıracağım sizi . Küçük yaşta babasını kaybettikten sonra annesi ile kalan Ali Rıza.
Babasından kalan evi ve toprağı bile hile ile kendi üzerine geçiren bir amca ve sonrasında Ali Rıza'nın yatılı okul yılları ...
Kitabın başlangıcında Ali Rıza'nın ünlü bir yazar olmuş hâliyle tanışıyoruz günümüz ve geçmiş arasında zaman yolculuğu yapıyoruz .
Nergis Kadın'ın nasihatlerini kendine şiar edinen Ali Rıza .
Okuyan , okuyan , öğrenen kendini yetiştiren ,öğrencilerine , çevresine öğrendiklerini , bildiklerini öğreten , paylaşan , aydın , pırıl pırıl bir öğretmen olan Ali Rıza.
Peki ne oldu dersiniz sonrasında tâbii ki göze battı ve tâbii ki ışığını söndürmek istediler . İlk görev yerinden sürgüne gönderildi.
Sonrası elbette kitapta sevgili dostlar.
Minik İsırıklı İncir ; aslında unuttuğumuz , bir yerlerde yitirdiğimiz insanlığımızı hatırlatıyor bize . İnsani değerlerimizi gözlerimizin önüne seriyor , hatırla diyor , hatırla ve uyan ...
Dürüstlüğün , Sevginin , Emeğin , Aşkın , Vefanın , Adaletin tanımını , değerini her bir cümlesinde öyle güzel anlatmış ki bazen gözyaşlarınıza hakim olamayabiliyorsunuz .
Ali Rıza'nın hikâyesi çok eskilerde kalmış bir masal gibi . Ama işte çok eskilerde kalmamalı , asıl olması gerekeni günümüzde parçalayıp , çarpıtıp , buruşturup attık . Ve neden diye sorgulamıyoruz bile artık . Öylesine kanıksadık , kabul ettik .
Minik Isırıklı İncir zaman ayırdığınıza değecek bir kitap, tavsiye ederim sevgili dostlar.