" İnsan ne ile yaşar? İnsan ekmekle yaşar. Ekmek bazıları için kayaların içindedir nice balyoz darbeleri ile ulaşılan ve bazıları için altın sofradaki bir fazlalık. Ekmek bazıları için her gün her öğün hesap edilen, kaygısı duyulandır. Ve bazıları için masada görünür olmaması gereken. Ekmek bazılarının hayalleridir, umududur ve bazılarının dönüp yüzüne bakmadığı. Ekmek bazıları için yaşam denen şeyin ta kendisidir ve bazıları için bir hiç . Niçin böyledir ? Ekmek aslında emeğin kendisidir. Bazıları emekle yaşar ve bazıları emekleri emerek. "
"Çocukluğumdan hatırladığım babamın bir sözü vardı, derdi ki : Sevginin karıştığı kuru ekmeğin lezzeti sevgisiz baldan daha güzeldir. Bir şeyin aslı mayasıdır, insanın mayası da sevgi . Maya bozulursa ekşir her şey. İnsan da öyle bozuldu. "
" Biliyor musun bir insanın bir insana yapabileceği en büyük güzellik ona kendini değerli hissettirmektir. Ve bir insanın bir insana yapabileceği en büyük zulüm de onu değersizleştirmektir. "
"Eksik parçayı bulmaya çalışırken kaybettiğiniz kimliğiniz olabilir."
Merhaba sevgili kitap dostlarım. İki Sen ; Gürhan Öztürk'ün ilk kitabı değil , bu kitaptan öncesinde beş kitabı daha var lâkin benim kendisiyle tanışma kitabım ve sanırım son olmayacak :-)
Kitap kapağı öylesine ilgimi çekti ki , içerisinden çok güzel bir hikâye çıkacaktır diye düşünmüştüm ve yanılmadım . Konusu ve kurgusu ile vakit ayırdığıma gerçekten değdi .
Sade bir anlatım ile şahane bir edebi dil kullanımı , duygu ve durum tasvirleri tam kararında , okuru yormayan ve dahası merak ve heyecan seviyesini devamlı yüksek tutan bir üslupla ortaya çıkan başarılı bir eser İki Sen .
Konuya gelelim mi artık :-) Serhat ve Gülşah kaderin güzel oyunu ile birbirini bulmuş , sevmiş ve evlenmişlerdi . Evlenmelerinden kısa bir müddet sonra Serhat görevi gereği Kuzey Irak'ın Hakurt bölgesinde yeni kurulan üste uydu teknolojileri mühendisi olarak gitmek zorunda kalır ve uzunca bir ayrılığın ardından Serhat artık dönüyordur.
Hem Gülşah hem de Serhat'ın ailesi çok heyecanlıdır zira iki senedir Serhat onlardan ayrıdır.
Nihayetinde Serhat gelir amma velakin Gülşah çok sevdiği bu adamda bir tuhaflık olduğunu hisseder . Karşısında eşi duruyordu Gülşah'ın ama yüreği ve zihni savaş hâlindeydi . Görünüşüyle , sesiyle karşısında duran adam Serhat'tı fakat bir parçası eksikti Gülşah bunu hissediyordu....
Günler geçerken Gülşah bir türlü bu durumu kimselere anlatamaz , her geçen gün Serhat'ın alışkanlıklarında ki değişimler . Bakışlarında ki boşluk ve o bakışların arkasındaki karanlık bu genç çiftin arasını açar .
Gülşah'ın yaptığı araştırmalar da genç kadını iyice huzursuz etmeye başlarken hamile olduğunu öğrenmek bile onu mutlu etmeye yetmez sevdiği adamdaki bu garipliklerin sebebini öğrenmesi gerekiyordur