"Odamın kapısını elimle yavaşça açtım . Kapı gıcırtısı ve ayak sesleri duygularıma eşlik eder gibiydi. İki adım sonra odamızın ortasındaydım. Neyi toparlayacağız ? Yıllardır üzerinde uyuduğum yatağı mı , uyumama yardımcı olan kitapları mı , duvardaki resimleri mi yoksa anıları mı neyi alıp gidecektik ? "
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Çocukluğumun en önemli şahidi olan arsamıza da bombalar atılmıştı. Arsa kenarındaki fıstık ağaçlarının yanık hali gözlerimde parlıyordu. Bombalar arsaya değil de hatıralarıma ,çocukluk günlerime düşmüştü. Futbol günlerimiz , fıstık ağacı altında yaptığımız sohbetler ve arkadaşlarımın itişmeleri . Şimdi anlıyorum insanların aylardır neden şehri terk ettiğini . Onlar hatıralarını ve eşyalarını toplayıp gittiler . Bizlerse sokaklarımızın yakılışını yıkılışını canlı izliyorduk. "
"Çok özledim aslında evimizin arka sokağında bulunan boş arsada arkadaşlarımla yaptığım futbol maçlarını . Maç sonrası fıstık ağacının altında içtiğimiz gazozları ve arkadaş sohbetlerimizi . Arkadaşlarımda eksiliyor her gün . Dün bizim sınıftaki Bekir'i ne okulda ne de arsada göremedim . Onlar da mı gitti acaba? "
"Hep söylerlerdi İstanbul efsunlu bir şehir diye. Rüzgârı gördüm ama savrulmadım. Güneşi gördüm ama yanmadım. Yağmuru gördüm ama ağlamadım . İşte şimdi anlıyorum. Bu mevsim benim gökyüzümden bihaber. Bir sürgün, bir kaçış ve şimdi de arayış çağını kaybolmadan ve kovalanmadan yaşayabilecek miyim ? "