Kurtların büyüttüğü kızları evcilleştirebilirsiniz; ama kitapların büyüttüğü bir kız, etini cendereye dahi sıkıştırsanız bu dünyaya uyum sağlamayacaktır.
Padişah basına sürekli müdehale ederdi; hoşuna gitmeyen kişilere gazete çıkarma izni vermez, yazarlarını işten attırır ya da sürgün ve hapisle cezalandırırken kendisini sürekli öven Sabah gibi gazeteleri altına boğardı.
Sevilmek iyi gelir, çünkü artık siz de sevgi dolu olabilirsiniz... Sevildiğiniz için sevebilirsiniz... Ne var ki artık sevilmediğinizi gördüğünüz an, sevdiğiniz her şey anlamını yitirir...
Güzel olan sevmektir... Sevilmeyi beklemeden sevmek...
Sevgi, inşa edilen bir deneyimdir.
Ne var ki sevginin inşası sırasında, çoğunlukla iyi niyetli bile olsa yapılan hatalar, kusurlu sevgi biçimleri ortaya çıkarır. Ortada eğer kusurlu bir sevme biçimi varsa, aslında orada sevgi söz konusu dahi değildir, sadece sevgi zannedilen yanılsamalar var demektir ki iyileştirmek lazım gelir.
Sevgi kendiliğinden değildir, öğrenilendir. Dolayısıyla sevgisizlik de öğrenilmiş bir eylemdir.
“Ben sevmeyi seçiyorum” demek gayet etkili ve iyi bir motivasyon sayılabilir ama katiyen yeterli değildir...
Unutmayın ki sevmek değerlidir
ama çok sevmek de ciddi bir
kusurdur. Çok severek bile
sevgiden uzaklaşıyor, korkular
inşa ediyor, kendi ellerinizle
büyük mutsuzluklar yaratıyor
olabilirsiniz.