Havanın henüz karanlık olduğu saatleri seçerim dışarı çıkmak için. Bok bok insanları görmek zorunda olmuyorsun. Tahammül edilebilir seviyede işçi ve serseri sınıfı yalnızca etraftadır. Bir de fahişelerim. Onları ekmeğin suyu sevdiği kadar severim. Emekçi güzellikler. Yürüyen acı ve keder. Topuklu ayakkabının sesiyle çıngıraklı yılanın çıngırağı birbirine benzer. İkisi de bir tehlikenin habercisidir. İkisi de benden uzak dur, der. İkisi de bir acıyla evrimleşmiştir. İkisi de yalnız gezer. İkisi de...
Sizi bekleyenler vardır. Rahatsınız. Hem ne kolay rahatlıyorsunuz. İçinizde boşluklar yok. Neden ben de sizin gibi olamıyorum? Bir ben miyim düşünen? Bir ben miyim yalnız?