Uzak ülkelerde küçük adamlar, senin herhangi bir köle olma özlemini iyice inceleyerek bundan nasıl daha az kafa yorarak küçük bir büyük olunacağı konusunda ders çıkardılar. Bu küçük adamlar senin ortamından geliyorlar, saraylardan değil. Senin gibi aç kaldılar, senin gibi acı çektiler. Onlar, efendiyi değiştirme sürecini kısaltıyorlar. Senin yeni köleliğine ulaşmak amacıyla, onyıllar boyunca senin özgürlüğün için ağır kafa yormanın, senin yaşam mutluluğun için ağır kişisel kurbanlar vermenin, giderek senin özgürlüğün uğrunda yaşamı feda etmenin, gereğinden çok fazla çaba olduğunu anladılar. Gerçekten büyük özgürlük düşünürlerinin, 100 yılda düşündükleri ve çektikleri acı, beş yıl olmadan mahfedildi. Senin çevrendeki küçük adamlar öyleyse süreci kısaltıyorlar: Bu süreci daha açıktan, daha zalim işletiyorlar. Evet,sana açıktan,senin ve yaşamının, çocuklarının ve ailenin kıymeti harbiyesi yok diyorlar; senin ahmak ve bağımlı olduğunu, seninle istediklerini yapabileceklerini söylüyorlar.
Sen kendi kendini aşağıladığın için, küçük adam,onlar da seni aşağılıyorlar ve seni sevmiyorlar. Onlar seni çok iyi tanıyorlar. Yalnızca kendinin bileceği, en berbat zaaflarını biliyorlar senin. Seni bir sembole kurban ettiler, sen de onları kendi sırtında iktidara taşıyorsun. Efendilerin, senin tarafından yükseltildiler, senin tarafından beslendiler, maskelerini indirmiş olsalar bile, belki de bu yüzden. Sana dümdüz ve açıkça söylediler: sen sorumluluğu olmayan aşağılık bir insansın ve öyle kalmalısın. Sen de onlara "Yeni Kurtarıcı" diyorsun ve hurrayla alkışlıyorsun: Yayaya- şaşaşa-yayaya-şaşaşa!