Birnaz Yurtsever

Reklam
Açgözlülük manevidir.
Y.A: Maddi açgözlülük diye bir şey yoktur. Tüm açgözlülükler manevidir. G.A: Tüm istekler, arzular, hırslar manevi midir? Asla maddi olamazlar mı? Y.A: Hayır. İçindeki Efendi her durumda yalnızca ruhunu tatmin etmeni ister. Başka şeye ihtiyacı yoktur. Diğer meselelerle hiç ilgilenmez. G.A: Hadi ama! İnsan başkasının parasına gözünü diktiğinde bu, açıkça maddi ve iğrenç değil mi? ...Y.A:...Onu, sana getireceği ruhsal tatmin nedeniyle arzuluyorsun. Eğer bunu yapmayı başaramazsa, değerinin de kaybolduğunu keşfedersin.Buna örnek olarak üzücü bir hikaye var. Adamın teki köle gibi, dinlenmeden, tatmin olmadan çalışıyordu. Sonunda kendine servet oluşturmayı başardığında mutluluktan havalara uçtu. Fakat bir hafta sonra gelen veba, sevdiği herkesi hayattan koparıp onu yapayalnız bıraktı. Böylece parası tüm değerlerini kaybetti. Neşesinin paranın kendisinden gelmediğini fark etti. Asıl sebep, parasını boca ettiği zevkler ve hazlar nedeniyle, ailesinin hissettiği mutluluğun ruhsal tatmin sağlamasıydı. Paranın maddi değeri yoktur. Eğer manevi değerini çıkarırsan, arkada sadece posası kalır. Her şeyde durum aynıdır. Küçük ya da büyük, görkemli ya da önemsiz, fark etmez. Hiç istisna yoktur. Taçlar, asalar, peniler, el yapımı mücevherler, çevrede ün salmak, dünya çapında şöhret... Hepsi aynı. Hiçbirinin maddi değeri yok. Ruhu tatmin ettiklerinde çok kiymetliler, bunda başarısız olduklarında on para etmezler.
Sayfa 116 - Dedalus Kitap·Kitabı okudu
Felsefe

Birnaz Yurtsever

, bir kitap okudu
8/10
·136 syf.·
Beğendi
·
12 günde okudu
·
2020 7. kitabı
Mark Twain
8.1/10 · 18,9bin okunma
Fedakarlık
Şuna: Biz (insanoğlu), yanıltıcı isimler verdiğimiz bazı niteliklerle kendimizi etiketledik. Sevgi, Nefret, Hayırseverlik, Merhamet, Cimrilik, Cömertlik vesaire... Yani, isimlere yanıltıcı anlamlar ekliyoruz demek istiyorum. Hepsi kendini tatmin ve memnun etme çeşitleri olmalarına rağmen, dikkatimizi gerçekten uzaklaştırmak için isimleri onları gizliyor. Ayrıca, hiç orada bulunmaması gereken bir kelimeyi de sinsice sözlüğe soktuk. Fedakârlık. Var olmayan bir şeyi tanımlıyor. Fakat en kötüsü, insanın tüm eylemlerini emreden ve onu bunlara zorlayan Tek Dürtü'yü görmezden gelip hakkında hiç konuşmuyoruz. Her acil durumda ve ne pahasına olursa olsun, insanın kendi onayını güvenceye almasının kaçınılmaz gerekliliğini yani. Olduğumuz tüm şeyleri ona borçluyuz. O bizim nefesimiz, kalbimiz, kanımız. O bizim tek mahmuzumuz, kırbacımız, üvendiremiz. Son derece etkili tek gücümüz. Başkasına daha sahip değiliz. O olmadan yalnızca durağan şekiller, bedenler olurduk. Hiç kimse bir şey yapamazdı. İlerleme olmadığından, dünya hareketsizce sadece dururdu. O muhteşem gücün adı dudaklardan çıktığında şapkamızı çıkarıp saygıyla ayağa kalkmalıyız.
Sayfa 36 - Dedalus Kitap·Kitabı okudu
Felsefe