Birnaz Yurtsever

Birnaz Yurtsever

, şu anda okuyor
%48 (200/414 syf.)·
Beğendi
Hanne Blank
8.6/10 · 232 okunma
Reklam
Erillik ve Dişililik Hakkında
Erililik ve dişiliğin erkeklik ve kadınlığa dönüşme sürecini çok hızlı kastettiğimiz için, bu yönelimlerin pozisyona göre değişen bir şey olduğunu unutuyoruz. Bir memur, amirinin karşısında dişildir. Bir çocuk, babasının ya da annesinin karşısında dişildir. Dolayısıyla edilgendir..."Çocuk da yaparım kariyer de!" Bu kariyer yapmayı amaçlayan kadının tercih ettiği bir söylemdir. Ya da " Çocuklar benim en büyük kariyerimdir!" gibi muadil bir iddia ile evi bir kariyere çevirirsiniz. İkisi de, son tahlilde, kapitalist erkin ev ve atölye arasında yaptığı ayrımı işletir. Bunların ikisi de aynı eril dili kullanır. Erkek dilini demiyorum: Aynı iktidar dilini kullanıyor.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Bekâret muayenesi tartışması 1980'ler ve 1990'larla sınırlı kalmamış, 2000 yılında dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un Sağlık Meslek Liselerinde eğitim gören kız öğrencilerin bekâret muayenesinden geçmesini buyurmasıyla konu yeniden manşetlere taşınmıştır. Türkiye'de ve dünya genelinde faaliyet gösteren sayısız kadın kuruluşu bu durumu şiddetle protesto etmiş, Avrupa Parlamentosu'nun Hollanda temsilcisi Lousewies van der Laan, dönemin başbakanı Bülent Ecevit'e sert bir mektup göndererek kendisinden Türkiye'de bekâret muayenesi uygulamalarını durdurmasını istenmiştir. Mektubunda van der Laan şöyle yazmıştır: "Bu muayeneler, kadınların beden güvenliğini ve kişisel haklarını ihlal etmektedir".
Sayfa 18 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Tarih
İffetsizlik ?
1992'de, okul müdürleri tarafından bekâret muayenesinden geçirilmesi istenen iki lise öğrencisinin kendilerini öldürmesiyle, konu hem ülke genelinde, hem de uluslararası arenada bir anda dikkatleri üzerine çekmiştir. İntihar eden kızlardan biri, ormanda erkeklerle piknik yaparken görüldükleri gerekçesiyle dört arkadaşıyla birlikte bekâret muayenesine zorlanmıştı. Bu olayın ardından kadın kuruluşlarının ve medyanın yarattığı onca eleştiri ve protestoya karşın, Eğitim Bakanlığı 1995'te idarecilere kız öğrencilerinden bekâret muayenesi talep etme hakkını veren yönetmeliği çıkarmıştır. Bu yönetmelikte "iffetsizlik", kız öğrencilerin okuldan uzaklaştırılması için geçerli bir neden olarak kabul edilmiştir. İzmir Barosu'ndan bir grup avukat Eğitim Bakanlığı'na dava açarak yönetmeliğe kafa tutmuş, ama davayı kaybetmiştir. Böylece yönetmelik yürürlükte kalmıştır.
Sayfa 17 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Tarih