Bu metin bir inceleme değil, Yeşil Peri Gecesi'nin ana karakteri Şebnem'e yazılmış bir mektup. Bu sebeple içinde birçok spoiler içeriyor. Bu mektubu 2022'de edebiyat dersindeki bir ödev için yazmıştım. Bugün Şebnem'in özyıkım faaliyetini hatırlayınca açıp tekrar okuma ihtiyacı hissettim ve paylaşmak istedim.
Sanki yaşadıkça hayatının her döneminde kendi etinden bir parçayı koparıp yola bırakıyorsun birileri seni bulsun diye. Sartre'a göre intihar dünyada var olmanın bir başka yolu. Senin ölümün intihardan mı oluyor bilmiyorum, sadece Uluç Müdür'ün videosunu medyaya yaydığın geceye kadar yaşananları anlatıyorsun ama hayatını bir özyıkım faaliyeti haline getirmek de bir çeşit varoluş biçimi.
Seni tanımayanlar, tanısa da anlamayanlar hayatını bir özyıkım etkinliğine çevirdiğin için seni "aptal" olarak görebilir ama ben seni anladığımı hissediyorum. Kendine yazık etmek bir çeşit intikam ve geride kalanları suçlama biçimi ama tabii çoğu kişi anlayamadı bunu. Osman'ı okuyunca neredeyse kimsenin seni anlamadığını gördüm ve buna çok üzüldüm.
Benim de zamanında anlayamadığım biri olmuştu. Tıpkı senin gibi biriydi. Çevresinde bulunan insanları rahatsız edecek türden güzel ve akıllı bir kızdı. Bunu neden söylüyorum? İnsanlar güzel insanların aynı zamanda akıllı olmasını kabul etmek istemezler içten içe çünkü diğer insanlara yetersizliklerini hatırlatır senin gibi kişiler.
Bu arkadaşım güzelliğinin yanında aklını da kendine yarar sağlayacak biçimde kullanan bir kızdı ancak bir süre sonra tanımadığı insanlarla görüşmeye, derslerini aksatmaya, çevresindekileri dinlememeye başladı. O zamanlar ne yapmaya çalıştığını anlayamamıştım. Kendine yazık etmeye çalışıyordu aslında. Bunu yaparak, hayatını ve kendisini lime lime ederek çevresindekilere bir şeyler anlatmak istiyordu. Seni