Birkitapeli

“Sürekli yaptığınız şey neyse, siz osunuz.” -Aristoteles
Sayfa 29
Reklam
“Yaşamamızı sağlayacak şeyler kadar, yaşama sebebine de ihtiyacımız var.”
Sayfa 10
10/10
·188 syf.·
Beğendi
·
2023 36. kitabı
SAÇ ÖRGÜSÜ || LAETITIA COLOMBANI “Bir insanı kurtaran bütün dünyayı kurtarmış sayılır.” Herkese selam, Muazzam bir kitapla geldim. İsminden kapak tasarımına kurgusundan sonuna kadar çok beğendim. Üç tutam saçı birbirine dolayarak birleştirdiğinde ortaya çıkan şekle saç örgüsü deniyor. Bu kitaptaki üç kadının da hikayeleri tam da böyle. Hindistan’dan italya’ya oradan Kanada’ya uzanan örgü misali üç ayrı hayat ama sonunda aynı tokayla tutturulmuş gibi de ortak bileşenleri var. Smita, zayıfları, kadınları, çocukları, korunmaya muhtaç olanları korumak yerine onları ezen toplumu lanetlerlen yaşadığı hayat içler acısı. Çünkü o bir Dalit. Dalit, Hindistan kast sistemine dahil bile edilmeyen, aşağılanan en alt sınıftır. Tek hayali var; kızı Lalita’yı okutmak. Giulia, babasının peruk atölyesinde diğer işler gibi önlüğünü giyip çalışan ve bunu severek yapan genç bir kadındır. Bir asırdır atadan kalma gelenekle kesilen saçlardan postiş ya da peruk yapıyorlardır. Bir gün babası bir kaza geçirir ve hayatı tamamen değişecektir. Hayatının yol ayrımında Giulia Kamal ile güçlerini birleştirecek ve atölyeyi kurtaracaktır. Sarah, Johnson&Lockwood hukuk bürosunun eşit ortağıdır. İki evliliğin ikisi de bitmiştir. İlk eşinden Hannah, ikinci eşinden ikizleri Simon ve Ethan olmuştur. Tam bir working girl. Terfi alacağı bir dönemde duyacağı hatta yaşayacağı şeyler onu fazlasıyla sarsacaktır. Kaderlerine razı olmayan farklı ülkelerde yaşan üç kadının birbirinden habersiz bağlarını okuduğunuzda saç örgüsü misali onları yanı tokada buluşturacaksınız. En çok kime üzüldün diye sorarsanız tabii ki Smita derim. Yaşadığı hayat ve yaptığı iş katlanılası değil. Çok sevdim. Muhakkak tavsiye ediyorum. Güçlü kadın öyküleri okumak bir başka hissettiriyor. Yine harika bir kurguyla bezenen, kişisel
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
10/10
·184 syf.·
Beğendi
·
2023 35. kitabı
CLARISSA || STEFAN ZWEİG “İnsan bir yere ya da birilerine ait olduğunu bilirse o yer ve o insanla ortak yanlarını hisseder, yabancı bir yerde ise daha çok yalnızlığını hisseder.” Herkese selam, Uzun zamandır Zweig okumuyordum. İç açıcı bir son bulamamakla beraber zaten mutlu bir son beklemiyordum. Yani Zweig yine bildiğimiz gibi. Gelelim konusuna (bunun için arka kapaktan destek alacağım). 1902 yılından Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesine kadar geçen dönemde, dünyanın halini genç bir kadının gözümden anlatır. Avusturyalı bir subayın kızı olan Clarissa bir manastır okulunda büyümüş, eğitimini tamamladıktan sonra Viyanalı ünlü bir sinir hastalıkları uzmanının yanında (Silberstein) çalışmaya başlamıştır. Zaten Silberstein’la tanışması hayatının gidişatını değiştiriyor, çünkü Clarissa’yı Luzern’deki bir kongreye gönderiyor. Orada Fransız Leonard’la tanışıyor. Savaş başlıyor ve bizim taze aşıklar ayrılmak zorunda kalıyor. Clarissa hastanede zor şartlar altında çalışırken hamile olduğunu öğreniyor. Leonard cephesinden hala haber yokken baktığı hasta asker Brancoric ile kağıt üzerinde ve sadece karşılıklı çıkar gözeterek bir evlilik yapıyor. Çocuk doğuyor aradan dört yıl geçiyor. Brancoric, Clarissa’nın yaşadığı eve geliyor ve işler gerçek bir aile olmaya kadar geliyor. Clarissa’nın babası kitabın sonunda müthiş bir darbeyle kızını yerle bir ediyor. Artık her şeyi olduğu gibi kabul etmekten başka çaresi kalmayan Clarissa, sevdiği adamın adını verdiği oğlu Leonard’ın, babasının Brancoric kalmasını mecburen seçmek zorunda kalıyor. Sevdim ben okuyun, tavsiyemdir.
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma