"Eskiye bir son verip, yeniye yer açmamız gerek sevgili Yağız bey ve bunun için de, eskiye dair ne varsa, ondan, yani 'ben' dediğin eskilerin toplamından kurtulman gerek..Sanırım seni öldürmemiz gerek!"
"- Bu mektup yağmuru dinmeli artık, Milena! Bizi serseme çeviriyor... Yazdıklarımızı unutuyor, hangi soruya karşılık vereceğimizi anımsayamıyoruz... Ne türlü olursa olsun, sürekli bir çarpıntı içindeyiz...."
"Belki tenimin tuzunda hiç olmayacaksın ama dudağımın kenarında taşıdığım mutlu gülüşün adı olarak kalacaksın. Kimseler bilmeyecek o gülümseyişim varlık sebebini. Her gören beni kendisinin mutlu ettiğini düşünecek belki... Sense dudaklarımda taşıdığım ama dudaklarımın hiç dokunmadığı olarak kalacaksın bende..."