Bana yine öyle bakıyordu. Dünyadaki en önemli şey benmişim gibi. Sanki kutlanması gereken bir okyanusmuş gibi. Benden nefret etmene dayanabilirim ama onu seveceksin diye ödüm kopuyor, der gibi.
....tutkusunu belli edecek en küçük bir kelimeyi bile affı olmayanbir günah sayardı. Bu sessiz sedasız yaşadıkları aşkta yalnız bakışmaların o sevdalı öpüşleri şiirsel bir yücelik, meleklik derecesinde temiz bir sevda işareti taşırdı ki sırların keşfedilmesine yarayacak en küçük bir harf bile onun tertemiz ruhunu rencide edebilirdi....
Aşk
Aniden. Birdenbire, beklenmedik olandan...
Beklemeyene: Dilegelen bir dünya.
Vahiy gibi, en çok ona benziyor.
Baharın karnını öptüğüm rüya.
O yüzden ayaklandı, yukarı aldım
Sana vardığımda ağlamam bundan...
Adını aldığımda sıcak akıyor bütün nehirler
Dünyayı dolduran sözü olduran o.
Ve ben ne desem şimdi, bende değiller.
Hâlâ soruyor musun bana, aşk ne demek:
O en "bir" ve "tam" olana yürümek.
Durup durup geçmesin içinden ağlamak
Dur, neden ağlıyorsun can'ım,
Yetmez mi ikimize bir sağanak..