Birsen Sebahat Tan

Birsen Sebahat Tan
@Birsensebahat
Her zaman okur zaman zaman yazar.
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış romanimizda kahramanın ismi yok. 15 yaşında bir delikanlı ve bacağından muzdarip. 7 yıldır hastaneleri dolaşmakta ve kitabın sonunda hastalığı nihayete kavuşmakta... Romanda eski İstanbul'u, aşkı, hastalığı,bir ergenin gel-gitlerini okuyoruz. Başlıklar ve başlığı açıklayan her biri vurucu birer ikişer cümle, okuyacağımiz üç beş sayfadaki olay akışının da bir özeti aynı zamanda.
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·214 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
"Yeni" kelimesinin bir büyüsü vardı. "Yenilik"in dayanılmaz bir cazibesi vardı. Dünkü "yeni" bugün "eskimiş" oluyordu. Hız ve haz modern hayatı egemenliği altına almıştı. Yolun sonu "eğlence"ye çıkıyordu. Keşif, başarı, kazanç her şey, her şey bir "eğlence" vasıtası olmuştu. # Sahte bir dünyada yaşıyoruz Arzu. Her şey sahte. İlişkiler, aşklar, alışveriş.insanlar her türlü yalana kanmak için yetiştiriliyor. Dünyada bir sistem var, sürekli yalan üretiyor ve bu yalanları satıyor. Kâh gönül rızası ile kah metazori.Bu dünyada artık her yer turistik ve hepimiz birer turistiz. # Kitap alım gücümle okuma hızım arasında uçurum olan üniversite yıllarında kütüphaneden ödünç alıp okuduğum kitaplardan biriydi Chef. Bu yaz Mustafa Kutlu okumaları yaparken tekrar okuma ihtiyacı hissedince kütüphaneme de satın alip tekrar okudum. Banka şefi Hüseyin Hüsnü Şen, eşi devlet memuru Arzu ve hayırsız oğulları Özgür'un birbirinden kopuk hikayesini anlatıyor yazar bize. Aynı evin içinde üç farklı hayat yaşıyor ve sonunda üç farklı dönüm noktasına gelip kendi yollarını çiziyorlar..
ChefMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20052,171 okunma
5/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
Her görüşten insanın 'muhakkak okunmali'diye bahsettiği BENİM ADİM KIRMIZI'yi sonunda ben de okudum fakat abartıldığı kadar 'büyük' bir roman olduğunu düşünmüyorum. Benim Adim Kırmızı, katilin kim olduğu son sayfalara kadar titizlikle gizlenen bir cinayet romanı. İki çocuklu güzel ve zeki Şekure'nin savaştan dönmeyen kocası yerine babasının birlikte çalıştığı nakkaslardan kendine yeni bir koca seçmesi üzerinden ilerliyor kitap. Her kahramanın konuştuğu hatta ağacın, köpeğin,şeytanın, ölülerin,paranın,resimlerin konuştuğu çok iyi çalışılmış, eski resim ve minyatür hakkında ayrıntılı bilgiler veren bir roman. Okudukça gördüm ki Orhan Pamuk ve İhsan Oktay Anar Ortaçağ İstanbul'unu aynı perspektiften anlatıyorlar yani oğlancılığın yaygın olduğu, rüşvetin, hurafelerin pek çokça olduğu, Venedik etkisinin görüldüğü, konaklarindan hiç çıkmadan her turlu entrikayi döndüren kadınların var olduğu, mektupcu neşeli yahudi kadınları,galata eşrafını... Zeyl: Kapak resmi, İskender Pala'nın İTİRAF romanına da konu olan Bellini'nin Fatih'in tablosunu çizmeden önce hünerini göstermek için çizdiği katibin portresi, OTURAN ADAM Tablosu.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201220,1bin okunma
8/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
Evreni anlama çabasını rubailerine gizlemiş bir şair... Sayılarla oynayan bir matematik ustası... Göğü izleyen bir astronom... Bir cadircinin oğlu olan ÖMER HAYYAM. Kitabı okurken sadece Hayyam hakkında değil,medrese arkadaşları HASAN SABBAH ve NİZAM'UL MULK'un de kendi yollarını nasıl çizdiklerini,kendi kaderlerini nasıl yaşadıklarını görürüz. HAYYAM'in "Hiç"olma yolunda "şey"e varışını okuruz. ... "Şimdi,bu an,Seni andığım,Senden başkasını her solugumla yeniden ve bir daha sildigim şu an,korkarak türlü günahtan,bu derin yasa gömülüp kendimi de siliyordum. Senin adını aniyordum. Seni aniyordum. Seni andikca şeyler silindi. Her şey birer birer yok oldu. Şimdi sadece Sendeydim. Seninleydim. Giderek kendim de silindim. Sadece sen vardın. Zaman yoktu. Onu gördüm. Onu gördüm,zamansizligi gördüm. Seni görüyordum,sadece Seni görüyordum. Şimdi,senden başka hiçbir şey bilinmiyordu Bu denklemi ilk kez gördüm Bilinmeyene şey dedim. Şimdi her şey, şeydi."(sayfa 31)
ŞeySadık Yalsızuçanlar · Kapı Yayınları · 200621 okunma
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
BALİK VE TANGO. Parçası Benden, beni nasıl dağıtıp geri toparladiysa, Balık ve Tango da aynı şeyi yapıyor. Kitabın neredeyse tamamı birbirine benzer kadinlarin,çoğu mutsuz ve hayattan umduğunu bulamamış kadınların öykülerini anlatıyor. Üniversite yilları, ezberledikleri şiirler, dinledikleri şarkılar,okudukları romanlar,bağlı oldukları fikirler, yaşam tarzları,aile yaşantıları... benim de zincirin son halkasına yetistigim seksenli yılların sonu doksanların başı milliyetci-islamci gençlerinin öyküleri. Bizi bu kadar etkilemesi de bundan. Kitap için bir anlamda Sibel Eraslan kendi öğrencilik yıllarında gözlemlediği kadınları hatta belki de kendini yazmış diyebiliriz. İşte Balık ve Tango'dan beni dağıtıp tekrar toparlayan bir kaç cümle; "Bildiğim şey;yazı yazmaktan baska, akranim yoktu ve gurbetteydim." "Bir dua" diyorum, "anne,bir duadır..." "...ancak mutlu kadınların kızları olur..." "Ömrümde yalvaran bir kadın görmemiş biriydim ben. Hoş yalvarmayan kadınları da bilmedigimi,şimdi şu anda fark ediyordum. 'Oglan' demek bu mu acaba?" "Büyük annem, bir gelin, bohcasindan bellidir,derdi..."
Balık ve TangoSibel Eraslan · Dergah Yayınları · 2016122 okunma