Bilir misiniz? Babam,
Yıllarca annemin ölürken ağzında yarım kalan naneli sakızını sakladı,
Saç tarağına takılan üç beş saç tellini kokladı.
.
-Allah kimseyi sevdiklerinin kokusuna muhtaç etmesin !...-
.
Balkondaki çiçekleri üşümesin diye içeri alan babamı,
annemi buz gibi toprağa vermek yıktı en çok.
.
Bana gelince,
Babamın hastaneye yatarken dönünce alırım diye bıraktığı cüzdanını, ağızlığını, tespihini,
Bir gün veririm umuduyla hâlâ yanımda taşırım.
Kaldırmaya kıyamadığım,
Koltukta asılı hırkasıyla sabah akşam selamlaşırım.
Bakıp bakıp iç çektiğim o hırkanın yalnızlığı öyle bir oturur ki yüreğime,
Bir sarılıp, bir vedalaşırım.
Okuyanı kendine getirecek güzel yazılar var, ama biraz fazla aynı kelimelerle ilerliyor kitap. Yine de okumak iyi geldi. Songül Hanım'ın kitapları birbirine çok benziyor.Okumak isteyene tavsiye edebilirim.
Bir adam karısından şikâyet etmeye başladığında, ona karşı hiç şevkat hissi duymam. Niçin? Birincisi; o seçimi kendisi yapmıştır. Kimse onu evlenmeye zorunlu kılmamıştır. İkincisi ise; nasıl erkek