"Ve size diyebilirim ki görüntüler görme konusunda üstüme kimseyi tanımam. Sanırım bütün roman yazarlarının yaptığıda ba bu ; kafayı tütsüleyip hayal güçlerini ileri vitese takıyorlar."
Ve havada kalmış elimde dolmakalemimi tutuyor, çoktan geride kalmış çağlardaki mürekkep fırçası, tüy kalem ve taş kalemi kullanan öteki ellerimi anımsarken o misyonerin, küçük bir çocukken zamanda hiç şeref bulutlarını izleyip izlemediğini ve eski yıldız gezginliği günlerinin parlaklığını bir an için yakalayıp yakalamadığını merak edecek kadar düşünme fırsatı da buluyordum.
Yeniden yaşama dönüp gün ışığını giren tecrit edilmiş müebbetliklerin varlığı bilinmekte. O halde çocuğun bu öte ki dünyalara ait anıları da neden yaşama dönmesindi?
Ama nasıl? Benim yargıma göre, şimdiki zamanın ve insanlık geçmişinin tümüyle unutulmasının başarılmasıyla.