Öncelikle şöyle başlamalıyım ki yerli/yabancı tarihi romanları okumayı oldukça seviyorum ancak bugüne dek ağırlıklı ilgi alanım hep 2. Dünya Savaşı oldu. Bu defa ise “Hadi bu kez kendi yakın tarihimize gidelim” diyerek Küçük Ağa’yı seçtim, hiç bu dönemi anlatan romanları okumamış olmama rağmen sıkıcı olacağı yönündeki önyargımı kırmak için de bir adım attım.
Birinci Dünya Savaşı sürecinde, bazıları eski hükümeti destekleyen, bazıları yenilik arayan, bazıları dağlara çıkıp kendi kurallarını ilan etmiş onlarca gruptan oluşan, bölünmüş, düşman işgali altındaki bir ülke ve bu ülkede savaşın getirdiği fakirlik içinde yaşayan Anadolu halkının Kuvâ-yi Milliye, Çerkez Etem ve pek çok eşkıya çeteleriyle yaşadıklarını, insanların eski kültüre olan bağlılığını, gelecekleri için karar alırken yaşadıkları sancılı süreçleri okuyoruz kitapta. Karakterlerin yaşadığı ana bölge olarak ise Akşehir seçilmiş.